Wash.
Giriş yap, bu kelimeyi “Kelimelerim”e ekle.
Çeviriler
fiil
- yıkanmak
- sahile vurmak
- kıyıya vurmak
- suyla temizlemek
- aşındırmak
- yıkayıp temizlemek
- yıkamak
- badanalamak General
- ince boya tabakasıyla kaplamak General
- yaldızlamak General
- ince maden tabakasıyla kaplamak General
- taşımak (sular) General
- ipliğini pazara çıkarmak General
- alıp götürmek (su/dalga) General
- ile ilişiğini kesmek General
- kirli çamaşırlarını ortaya dökmek General
- içini yıkamak General
- yıkanmaya dayanmak (kumaş) General
- sürüklenmek General
- feshetmek General
- elini yüzünü yıkamak General
- aşınmak General
- temizlemek General
- suyla çıkarmak General
- su ile sürüklemek General
- çalkalamak General
- yıkayarak çıkarmak General
- bitirmek General
- gasletmek General
- boyamak General
- yalamak (dalga) General
- yunmak General
- iptal etmek General
- suyla yıkamak General
- ıslatmak General
- bulaşık yıkamak General
- erozyona uğratmak General
- makineyle yıkamak General
- çamaşır yıkamak General
- bulaşıkları yıkamak General
- elle yıkamak General
- sürüklemek General
- tazyikli su ile yıkamak General
- inandırmak General
- temizleyerek çıkarmak General
- yormak General
- yumak General
- her tarafını yıkamak General
- yüzeyini yıkamak General
- saç yıkamak General
- saçını yıkamak General
- boru yıkamak General
- halı yıkamak General
- ölü yıkamak General
- kir çözmek General
- yüz yıkamak General
- yüzünü yıkamak General
- -den el çekmek General
- -den elini eteğini çekmek General
- su ile çıkarmak General
- temizlenmek General
- (yağmur) izleri silmek General
- elde yıkamak General
- birinin arabasını yıkamak General
- bez yıkamak General
- arabayı yıkamak General
- bol suyla yıkamak General
- bol su ile yıkamak General
- araba yıkamak General
- ellerini yıkamak General
- bebek yıkamak General
- köpeği yıkamak General
- elini yıkamak General
- bir yiyeceği bir içeceğin yardımıyla/yanında rahatça yemek Phrasals
- iflas etmek Phrasals
- kaza yapmak Phrasals
- para batırmak Phrasals
- ...den yıkayarak çıkarmak Phrasals
- (okuldan/takımdan vs) atılmak/çıkarılmak Phrasals
- yorgunluktan yığılıp kalmak Phrasals
- (sıkıntı/üzüntü vb) çökmek Phrasals
- ...den temizleyerek/yıkayarak çıkarmak Phrasals
- (dalgalar) tekneden denize düşürmek Phrasals
- saç kremiyle saç yıkamak Colloquial
- sadece saç kremi kullanmak Colloquial
- sorumluluğu reddetmek Idioms
- sorumluluğu kabul etmemek Idioms
- el etek çekmek Idioms
- boşa/haybeye uğraşmak Idioms
- boşa çabalamak Idioms
- boşuna zahmet etmek Idioms
- akıntıya kürek çekmek Idioms
- sadece saç kremi ile saç yıkamak Idioms
- eşitliği kabul etmek Idioms
- beraberliği kabul etmek Idioms
- eşitlik ilan etmek Idioms
- beraberlik ilan etmek Idioms
- ödeşmek Idioms
- berabere kalmak Idioms
- başa baş kalmak Idioms
- açığa çıkmak Idioms
- ağzına (acı) biber sürmek/çalmak Idioms
- ağzını sabunla yıkayarak cezalandırmak Idioms
- alakası kalmamak Idioms
- artık sorumluluk almamak Idioms
- bir his kaplamak Idioms
- bir işten kurtulmak Idioms
- gerçek nedeni anlamak Idioms
- gerçeği anlamak Idioms
- ilgiyi kesmek Idioms
- kurtulmak Idioms
- olumlu bir sonuca ulaşmak Idioms
- sorumluluk kabul etmemek Idioms
- sorumluluktan kurtulmak Idioms
- sıyırtmak Idioms
- şöyle bir su dökünmek Idioms
- temize çıkmak Idioms
- zamanla bilinirlik kazanmak Idioms
- zamanla tanınmak Idioms
- (birinin/bir şeyin) sorumluluğunu üzerinden atmak Idioms
- ancak kendi masrafını çıkarmak Trade/Economic
- ancak kendi masraflarını karşılamak Trade/Economic
- karı zararı eşit olmak Trade/Economic
- kendini döndürmek Trade/Economic
- ne kar ne zarar etmek Trade/Economic
- kendine yetmek Trade/Economic
- masraflarını karşılayacak kadar kazanmak Trade/Economic
- kendini döndürecek kadar kazanmak Trade/Economic
isim
- yıkama
- yıkanma
- erozyon General
- çamaşır (yıkanmış/kirli) General
- ütü istemeyen giyecek General
- dümen suyu General
- dalgaların kıyıya attığı süprüntü General
- suyla yıkama General
- güderi General
- çamaşır General
- dalga sesi General
- sandur General
- losyon General
- kıyıya vuran süprüntü General
- kötü sulu yemek General
- oto yıkama yeri General
- çalkantı sesi General
- boya badana General
- küvet General
- ana yıkama General
- uçak izi General
- ince boya tabakası General
- bulaşık suyu General
- ince maden tabakası General
- yıkama odası General
- mutfak artığı General
- antiseptik sıvı General
- makinede yıkama General
- araba yıkama General
- boyanın çıkması General
- araç yıkama General
- göz banyosu General
- saçmalık General
- palavra General
- göz boyama General
- göz yıkama ilacı General
- aldatma General
- zırva General
- saçma General
- önyıkama General
- artık General
- tuvalet General
- durulanmayan saç kremi General
- bulaşık yıkama General
- sel nedeniyle kara veya demiryolunda meydana gelen çöküntü General
- saçma sapan konuşma General
- ipe sapa gelmez General
- boş laf General
- kafa ütüleyici konuşma General
- abuk sabuk General
- lavabo General
- çamaşır teknesi General
- su musluğu General
- badana General
- umumi tuvalet General
- ütülenmemiş çamaşır General
- halka açık tuvalet General
- narin yıkama programı General
- duş jeli General
- kirli sepeti General
- alacaklı verecekli olmama Colloquial
- fit olma Colloquial
- ödeşme Colloquial
- eşitlenmiş olma Idioms
- ödeşmiş olma Idioms
- İki değişkenin birbirini götürme-sıfırlama durumu Idioms
- artıların eksileri götürme durumu Idioms
- elde var sıfır Idioms
- inandırıcı olan şey Idioms
- cila (içki) Idioms
- sahte hacim yaratma (borsa) Idioms
- örtbas etme Idioms
- aklama Idioms
- üstünü örtme Idioms
- temize çıkarma Idioms
- açığını örtme Idioms
- fiktif satış Trade/Economic
- gerçek olmayan işlem Trade/Economic
- gerçek olmayan satış değeri Trade/Economic
- gerçek olmayan satış Trade/Economic
- muvazaalı satış Trade/Economic
- satıcının alıcı olması hali Trade/Economic
- satıcının kendi malını alması Trade/Economic
- ütü istemeyen giyim eşyası Trade/Economic
- yıkanabilir kumaş vb Trade/Economic
- yıkayıp parlatma amaçlı satış Trade/Economic
sıfat
- ütü istemeyen (hazır giysi) General
- yıka ve giy Trade/Economic
ifade
- hiçbir şey gizli kalmaz Phrases
- koyu renkleri ayrı yıkayınız Phrases
- koyu renklileri ayrı yıkayınız Phrases
- kandıramazsın! Idioms
- yemezler! Idioms
- annesi ne yıkadı? Speaking
- buna kimse inanmaz/itibar etmez! Speaking
- bir şeyler yıkamam lazım Speaking
- baban arabasını ne zaman yıkar? Speaking
- baban arabasını ne zaman yıkıyor? Speaking
- daima ellerini yıka Speaking
- daima ellerini yıkayın Speaking
- ellerini yıka Speaking
- gelip geçer Speaking
- ellerinizi yıkamalısınız Speaking
- her sabah yüzümü yıkarım Speaking
- git ağzını yıka! Speaking
- ellerini yıkamalısın Speaking
- kirli çamaşırlarını ortaya dökme Speaking
- yoluna girer Speaking
- (tuvaletin/lavabonun nerede olduğunu sorarken) elimi yüzümü nerede yıkayabilirim? Speaking
- yüzünü yıka Speaking
- yüzünü her sabah yıkar mısın? Speaking
- yapacak bazı işlerim var (birisinden kurtulmak için söylenir) Speaking
- i̇lk önce sebzeleri yıkarım Speaking
diğer
- bir elin nesi var iki elin sesi var Proverb
- el eli yıkar el döner yüzü yıkar Proverb
- el eli yıkar el de döner yüzü yıkar Proverb
Tanımlar (İngilizce)
-
özel isim
Abbreviation of Washington: a state of the United States, as used in case citations.
““It increases anxiety in me when I leave a tab open,” said Cameron Haluska, a 26-year-old beer sales representative from Walla Walla, Wash.”
Eş anlamlılar
İlgili gramer konuları
Bu kelimenin türüne göre konu anlatımları: