been
/ˈbɪn/Giriş yap, bu kelimeyi “Kelimelerim”e ekle.
Fiil çekimi düzenli
Yalın (V1)been
3. tekil (-s)beens
-ingbeening
Past (V2)beened
Participle (V3)beened
Düzenli fiil — biçimler kurala göre üretilmiştir.
Çeviriler
fiil
- yapılan zararı telafi etmek General
- yapmıştır General
- imzalamıştır General
- gözü yollarda kalmak General
- sözleşme yapmaya hak kazanmıştır General
- örümcek bağlamak General
- görmüş geçirmiş olmak General
- çok deneyimli olmak General
- uzun zamandır bekliyor olmak Colloquial
- deneyimli/tecrübeli olmak Idioms
- (cinsel konularda) deneyimli/tecrübeli olmak Idioms
- güngörmüş/yaşamış/görmüş geçirmiş olmak Idioms
- yaşamış/görmüş geçirmiş olmak Idioms
- çiçekten çiçeğe konmak Idioms
- savaştan çıkmış gibi olmak Idioms
- çok fazla deneyimi olmak Idioms
- tecrübeli/tecrübe sahibi olmak Idioms
- tecrübeli olmak Idioms
- (çocuk) üstü başı yara bere içinde olmak Idioms
- (belirli bir konuda) deneyim/tecrübe sahibi olmak Idioms
isim
- helal para General
- bir zamanlar ünlü kimse General
- artık popülerliğini yitirmiş kimse General
- önemini yitirmiş kimse General
- hükmü kalmamış General
- eski özelliği kalmamış kimse General
- eski pop star Colloquial
- evlendiğimizden beri Colloquial
- gittiğinden beri Colloquial
- eskiden ünlü olup artık popülerliğini yitirmiş kimse Idioms
- herkesin beklediği an Speaking
sıfat
- modası geçmiş General
- o yollardan geçmiş Idioms
- savaştan çıkmış gibi olan Idioms
zarf
- aksi sabit olmadıkça General
ifade
- bir kaza olmuş General
- bir kaza oldu General
- bir yanlış anlaşılma olmuş General
- bir yanlış anlama olmuş General
- bir kaza olmuş! General
- bir kaza oldu! General
- sen giderken biz geri dönüyorduk Phrases
- görüntüleri hala gözümün önünde Phrases
- o görüntüler gözümün önünden gitmiyor Phrases
- o görüntüleri bir türlü unutamıyorum Phrases
- o görüntüleri bir türlü aklımdan çıkaramıyorum Phrases
- o görüntüleri bir türlü aklımdan silemiyorum Phrases
- o görüntüleri bir türlü hafızamdan çıkaramıyorum Phrases
- o görüntüleri bir türlü hafızamdan silemiyorum Phrases
- o görüntüler hiç aklımdan silinmiyor Phrases
- o görüntüler hiç aklımdan çıkmıyor Phrases
- o görüntüler hiç hafızamdan silinmiyor Phrases
- o görüntüler hiç hafızamdan çıkmıyor Phrases
- o görüntüler hafızama kazınmış Phrases
- o görüntülerden bir türlü kurtulamıyorum Phrases
- gerçekten gidip yaptın mı Phrases
- gerçekten gidip (bir şeyi) yapmış Phrases
- çopur/işkembe suratlı Phrases
- maymun suratlı Phrases
- yüzü oyuk oyuk Phrases
- sanki çiçek (hastalığı) geçirmiş de izleri kalmış Phrases
- zaten gittim oraya (tişörtünü de/kupa da/mıknatıs da aldım) Phrases
- onu çoktan yaptım Phrases
- eğer (biri veya bir şey) olmasaydı Phrases
- (gün/gece/parti) çok hoştu/güzeldi Phrases
- çok hoş/güzel (bir gün/bir gece/vakit) geçirdik Phrases
- çok hoş/güzel oldu Phrases
- (bir konuda) çok haber yapıldı Phrases
- (bir konuda) çok yazı yazıldı Phrases
- (bir konuda) birçok haber çıktı Phrases
- (bir konuyu) çok kişi çalıştı/inceledi Phrases
- benim de başıma geldi, bilirim Phrases
- sen giderken ben geliyordum/dönüyordum Phrases
- adalet yerini buldu Phrases
- bir süredir yazışmıyoruz Phrases
- bu belge velinin isteği üzerine verilmiştir Phrases
- başvurunuzun kabul edildiğini bilgilerinize sunarız Phrases
- daha önceden bahsedildiği üzere Phrases
- hakkınızda şikayet var Phrases
- her zaman olduğu gibi Phrases
- e-mailin ulaştı Phrases
- e-mailin geldi Phrases
- e-mailini aldım Phrases
- işaret edildiği gibi Phrases
- öteden beri bilinmektedir Phrases
- 3 hafta oldu Phrases
- üç hafta oldu Phrases
- uzun zaman oldu Phrases
- bundan sonra da böyle olacak Colloquial
- bu şimdiye kadar hep böyle oldu Colloquial
- bilgelik kazanmış Colloquial
- bu yollardan hepimiz geçtik Colloquial
- daha önce yaptım Colloquial
- deneyimli Colloquial
- fena değil (uğraşıp duruyorum) Colloquial
- görüşmeyeli nasılsın? Colloquial
- evliliğim boyunca Colloquial
- hayat bana iyi davrandı Colloquial
- hak yerini buldu Colloquial
- gezip görmüş Colloquial
- görmüş geçirmiş Colloquial
- kolay değildi (ama geçti) Colloquial
- ne görüldük ne duyulduk Colloquial
- savaş ilan edildi Colloquial
- seninle konuşmayalı uzun zaman oldu Colloquial
- takke düştü kel göründü Colloquial
- çok şey yazılıp çizildi Idioms
- çok şey yazıldı Idioms
- (üzerine/ile ilgili) çok şey yazılıp çizildi Idioms
- (üzerine/ile ilgili) çok şey yazıldı Idioms
- ağzım yandı bir kere Idioms
- bir kere dilim yandı Idioms
- biz de bu yollardan geçtik Idioms
- bir yaramazlık yok her şey yolunda Idioms
- bunca zamandır neredeydin? Idioms
- başa gelen çekilir Idioms
- her şey yolunda mı? Idioms
- hangi cehennemdeydin? Idioms
- iyi misin? Idioms
- idare eder sorun yok Idioms
- idare ediyorum Idioms
- ne var ne yok yaramazlık yoktur umarım? Idioms
- o yollardan biz de geçtik Idioms
- ok yaydan çıktı Idioms
- ok yaydan çıktı (bir kere) Idioms
- sıcaklarla aran nasıl? Idioms
- dilim yandı bir kere Idioms
- yorgun argın Idioms
- izin verilmiştir Formal
- ağladın mı sen? Speaking
- altına bakılmadık taş kalmadı Speaking
- ağlıyor muydun sen? Speaking
- aşırıya mı kaçıyorum? Speaking
- altı gün oldu Speaking
- anladığım kadarıyla son zamanlarda onunla çok sık görüşüyorsunuz Speaking
- ateş edildi Speaking
- biz de geçtik o yollardan Speaking
- bunu çok düşündüm Speaking
- belki bir hata falan olmuştur Speaking
- bütün gece neredeydin? Speaking
- buraya zor alıştım Speaking
- biz 20 yıldır evliyiz Speaking
- bütün yaz birlikteydik Speaking
- böyle olmamalıydı Speaking
- bana neden soğuk davranıyorsun böyle? Speaking
- ben hiç evlenmedim Speaking
- bunca zamandır burada tek başına mıydın? Speaking
- bu okulu ne zamandır/süredir inşa ediyorsunuz? Speaking
- bir mücadele yaşanmış gibi görünüyor Speaking
- beni bekliyordun değil mi? Speaking
- ben hiç aşık olmadım Speaking
- bunu daha önce konuşmamış mıydık? Speaking
- buraya alışmam zor oldu Speaking
- bana çok kızmış olmalısın Speaking
- bana hayatım boyunca iyi davrandın Speaking
- biraz dikkatsiz davrandım Speaking
- burada daha önce bulundunuz mu? Speaking
- burayı ne kadardır işletiyorsunuz? Speaking
- bu konuyu daha önce konuşmuştuk Speaking
- biriyle görüşüyorum Speaking
- bunu yapmak için çok bekledim Speaking
- bunu önceden de yaşadık Speaking
- bir yanlış anlaşılma oldu Speaking
- bunu duyduğuma hiç bu kadar sevinmemiştim Speaking
- bir aydır falan mı buradasın? Speaking
- ben on yıldır bu işi yapıyorum Speaking
- buraya daha önce geldiniz mi? Speaking
- biriyle birlikteyim Speaking
- birkaç gün oldu Speaking
- bir hafta geçti Speaking
- bir haftadır bekliyorum Speaking
- bütün hafta nerelerdeydin? Speaking
- başka nerelere gittin? Speaking
- benim de başıma geldi Speaking
- bütün gün aklımdaydın Speaking
- burayı ne kadardır işletiyorsun? Speaking
- biz yirmi yıldır evliyiz Speaking
- bütün gün ayaktaydım Speaking
- bu işi uzun süredir mi yapıyorsunuz? Speaking
- ben de bu yollardan geçtim Speaking
- biz 20 senedir evliyiz Speaking
- burada deli gibi kar yağıyor Speaking
- bir haftadır buradayım Speaking
- bütün gün ayakta durdum Speaking
- ben orada olmasaydım Speaking
- burayı ne süredir işletiyorsun? Speaking
- bunların üzerinden geçtik Speaking
- biz yirmi senedir evliyiz Speaking
- bence son zamanlarda çok baskı altında kaldın Speaking
- burayı ne süredir işletiyorsunuz? Speaking
- bunu daha önce konuşmuştuk Speaking
- bu konuyu konuşmuştuk Speaking
- bir cinayet gerçekleşti Speaking
- burada ne kadar zamandır çalışıyorsun? Speaking
- bunca zamandır nerelerdesin Speaking
- bütün bu yaşananlardan sonra Speaking
- bu tür görüşleri aklına kim sokuyor? Speaking
- çok meraklandım Speaking
- daha önce türkiye'de bulundun mu? Speaking
- daha önce de geldin mi istanbul'a? Speaking
- daha iyi olamazdım Speaking
- dört gün oldu Speaking
- daha önce bunu yaşadım Speaking
- daha önce geldiniz mi Speaking
- düzeltildi Speaking
- daha önce türkiye'ye geldin mi? Speaking
- çok uzun süredir yalnız başınasın Speaking
- çok yoğundum Speaking
- daha beteri olabilirdi Speaking
- daha önce istanbul'a de geldin mi? Speaking
- daha önce orada bulundun mu? Speaking
- daha önce hiç böyle olmamıştım Speaking
- daha kötüsü de olabilirdi Speaking
- daha önce hiç tutuklanmadı Speaking
- daha önce hiç tutuklanmamış Speaking
- dışarıda mıydın? Speaking
- daha önce burada bulundun mu? Speaking
- çok meşguldüm Speaking
- çok sabırlı davrandın Speaking
- çok geç oldu Speaking
- daha önce burada bulundunuz mu? Speaking
- çok güzeldi! Speaking
- dün keşke orada olsaydın Speaking
- daha önce hiç böyle biriyle birlikte olmadım Speaking
- daha iyi/iyisi olamazdı Speaking
- daha beteri de olabilirdi Speaking
- hiç çin'de bulundunuz mu? Speaking
- hiç gözükmüyorsun Speaking
- evde bir cinayet işlendi Speaking
- hiç türkiye'de bulundun mu? Speaking
- görüşmeyeli üç ay oldu Speaking
- eğer bu benim başıma gelseydi Speaking
- haftalar geçti Speaking
- epeyce zaman geçti Speaking
- günlerdir sana ulaşmaya çalışıyorduk Speaking
- hiç evlendin mi? Speaking
- hangi deliğe saklandın? Speaking
- her yer didik didik arandı Speaking
- görüşmeyeli iyisindir umarım Speaking
- gerçekten o kadar olmuş mu? Speaking
- hiç orada bulundun mu? Speaking
- epey zaman geçti Speaking
- hiç bu kadar iyi olmamıştım Speaking
- hapse girmemiş olsaydın (her şey) çok farklı olurdu Speaking
- hiç istanbul'da bulundun mu? Speaking
- epeyce oldu Speaking
- harikaydı! Speaking
- epey oldu Speaking
- geldiğimizden beri böyle Speaking
- epeyce bir zaman geçti Speaking
- hiç vuruldunuz mu? Speaking
- hiç istanbul'da bulundunuz mu? Speaking
- geç kaldın Speaking
- hiç tükiye'ye geldin mi? Speaking
- görüşmeyeli uzun zaman oldu Speaking
- epey bir zaman geçti Speaking
- epey geçti Speaking
- epey süre Speaking
- en son ne üzerinde yoğunlaştınız? Speaking
- gerekli düzeltmeler yapıldı Speaking
- gerekli düzeltmeler yapılmıştır Speaking
- gına geldi Speaking
- egzersiz mi yapıyorsun? Speaking
diğer
- daha kötüsü de olabilirdi Proverb
- beterin beteri var Proverb
Tanımlar (İngilizce)
-
fiil
past participle of be.
“All the fries have been eaten.”
-
fiil
remote past form of be.
“He been had that job.”
-
fiil
Synonym of be (infinitival sense).
“It useta been five foot long.”
-
fiil
plural simple present of be.
“My love is fair, my love is gay, / As fresh as been the flowers in May;”
- isim plural of bee
Eş anlamlılar
İlgili gramer konuları
Bu kelimenin türüne göre konu anlatımları: