con-
/ˌkən/Giriş yap, bu kelimeyi “Kelimelerim”e ekle.
Çeviriler
fiil
- koyulaştırmak General
- dikkatle okumak General
- dolandırmak General
- hile yapmak General
- okumak General
- sahtekarlık yapmak General
- dümen kullanmak General
- özetlemek General
- yutturmak General
- aldatmak General
- incelemek General
- kandırmak General
- mahrum etmek General
- kafalamak General
- ev hanımlarını dolandırmak General
- cevap verebilmek General
- teşekkür etmek General
- şükretmek General
- yükümlülüğü kabul etmek General
- (birini belli bir şeyi yapmak üzere) kandırmak Phrasals
- birini bir şey yapması için aldatmak Phrasals
- birini tezgaha getirmek Phrasals
- birini oyuna getirmek Phrasals
- birini yolmak Phrasals
- para söğüşlemek Phrasals
- (para, mal) çarpmak Phrasals
- (para, takı) çökmek Phrasals
- birini belli bir şeyi yapmak üzere kandırmak Phrasals
- kendini acındırmak Colloquial
- kendini acındırma numarası yapmak Colloquial
- (birini) aldatmak Idioms
- oyuna getirmek Idioms
- tezgaha getirmek Idioms
- üçkağıda getirmek Idioms
- tokatlamak (dolandırmak) Idioms
- kafeslemek (dolandırmak) Idioms
- ketenpereye getirmek Idioms
- bir gemiyi yönetmek Technical
- gemiyi kullanmak Marine
- gemiyi yöneltmek Marine
isim
- dubaracı General
- aleyhte oy General
- dolandırıcılık General
- aleyhtar General
- karşı tartışma General
- hilekar General
- suçlu General
- aleyhteki nokta General
- dolandırma General
- alavere dalavere General
- aleyhte nokta General
- mahkum General
- aleyhte kimse General
- üçkağıt General
- kazık General
- klima Colloquial
- havalandırma Colloquial
- hilekarlık Colloquial
- sahtekarlık Colloquial
- dolap (sahtekarlık) Colloquial
- tezgah (sahtekarlık) Colloquial
- kaltabanlık Colloquial
- düzmecilik Colloquial
- bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma Colloquial
- güveni suistimal suçu Colloquial
- (birini) aldatmak Idioms
- kandırmak Idioms
- oyuna getirmek Idioms
- tezgaha getirmek Idioms
- üçkağıda getirmek Idioms
- dolandırmak Idioms
- tokatlamak (dolandırmak) Idioms
- kafeslemek (dolandırmak) Idioms
- ketenpereye getirmek Idioms
- avantaj ve dezavantajlar Idioms
- aldatma Slang
- üçkağıtçılık Slang
- düzenbaz Law
- dolandırıcı Law
- eski mahkum Law
- eski hükümlü Law
- hükümlü Law
- lehte ve aleyhte Law
- lehte veya aleyhte Law
- sahtekar Law
- sabıkalı Law
- üçkağıtçı Law
- kon pua Politics
- puak Politics
- pua Politics
- sinh mun Politics
- vietnam ve laos’da yaşayan etnik bir grup Politics
- yeni muhafazakar Politics
- biyel kol komple Technical
- biyel Technical
- kaçak buhar kondenseri Technical
- krank kolu Technical
- ana piston kolu Automotive
- biyel kolu bara makinesi Automotive
- yardımcı biyel kolu Automotive
- cori sınıflaması Medical
- cori hastalığı Medical
- cori siklusu Medical
- acı sosta pişmiş fasulye ve kıyma Gastronomy
- içine bazen kuru üzüm de katılan tarçın aromalı sütlaç Gastronomy
- safran ile aromalandırılmış ispanyol usulü tavuklu pilav Gastronomy
- kardiyot kondansatör Physics
zarf
- karşı General
- nemine contradicente General
- lehte ve aleyhte olarak General
- aleyhte General
- itirazsız General
- lehte ve aleyhte General
- canlı Music
- neşeli Music
- civelek Music
- oybirliğiyle Abbreviation
ifade
- her şerde bir hayır vardır Colloquial
- lehinde ve aleyhinde Trade/Economic
- etkin kod sayfası con aygıtından kullanılamıyor Computer
sıfat
- hüküm giymiş Law
Tanımlar (İngilizce)
-
önek
Unite: to unite into a collection indicated by the root word.
“concorporate”
-
önek
Together: the root is done together.
“conarticular”
-
önek
Having commonality, having the same property indicated by the root.
“confocal”
-
önek
Belonging to the same group indicated by the root.
“confamilial”
-
önek
Synchronous or simultaneous with the root.
“connascent”
-
önek
A fellow kind of the root.
“concitizen”
-
önek
To do the root.
“convivify”
-
önek
Intensifying the root.
“congenial”
-
önek
Found with. What is found with the root.
“consalazinic acid”
-
önek
From, coming from the root.
“consequence”
-
önek
When one entity is put into another, or one entity affects the other.
“conplastic”
-
önek
Mutuality, indicating a reciprocal relationship or influence
“confraternization”
-
önek
To surround or adorn with
“constrict”
-
önek
Uniform, or made to be the same as.
“concolorate”
- önek constructed, artificial
- önek hypothetical, fictional
- önek related to conlangs, conworlds, etc.
İlgili gramer konuları
Bu kelimenin türüne göre konu anlatımları: