he's
/ˈhiːz/Giriş yap, bu kelimeyi “Kelimelerim”e ekle.
Çeviriler
fiil
- notunu vermek General
- anladığı dilde konuşmak General
- anlayacağı dilde konuşmak General
- yola getirmek General
- doğduğuna pişman etmek General
- kaldırıldığı hastanede yaşamanı yitirmek General
- kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmek General
- kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmek General
- beklediğini bulamamak General
- umduğunu bulamamak General
- aldığının/ödediğinin iki katına satmak General
- aklına koyduğu her şeyde çok iyi olmak General
- gördüğü evi almaya yetecek kadar para kazanmak General
- (birlikte) çalıştığı herkesle/bütün insanlara arkadaş olmak istemek General
- sevdiği birini kaybetmek General
- sevdiği birisini kaybetmek General
- yürüyüşüyle birini andırmak General
- yürüyüşü birine benzemek General
- akıllı/zeki geçinmek General
- yapmak için doğduğu şeyi yapmak General
- istediği düğüne kavuşmak General
- birine istediğini vermek Colloquial
- işinde çok iyi olmak Colloquial
- nereli olduğunu bilmek Colloquial
- gördüğü şey karşısında paniğe kapılmak Idioms
- çok fazla konuşmak Idioms
- hatır sormak Speaking
- meydanı boş bulmak Speaking
- dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek Speaking
- söylediğini yapmak Speaking
- istediğini yapmak Speaking
isim
- entel General
- ne istediğini bilme General
- erkek keçi General
- teke General
- konuştuğu dil General
- birlikte takıldığı insanlar Colloquial
- ettiğini bulacak Idioms
- adı kötüye çıkmış Speaking
- amacına ulaşmak için çok çalışıyor Speaking
- az kaldı ölüyordu Speaking
- elinden geldiği kadar çabuk Speaking
- güçlü adam Speaking
- hiç vakit kaybetmedi Speaking
zarf
- dilediği zaman General
zamir
ifade
- bilmiyor ki Phrases
- bu şekilde stresli kalmaya/olmaya devam ederse Phrases
- çok uğraşmasına rağmen Phrases
- cezaevinde kaldığı süre dikkate alınarak Phrases
- dilediğinde Phrases
- dilediği kadar Phrases
- dediğini yap, yaptığını yapma Phrases
- her şeyi öğreten kötü öğretendir Phrases
- iddia ediyor ki Phrases
- öğrendikleri Phrases
- papatya falı Phrases
- seviyor sevmiyor Phrases
- ruhu şad olsun Phrases
- koktu diyen osururmuş Phrases
- başka türlü bir şey/biri Phrases
- olağanüstü bir şey/biri Phrases
- harika bir şey/biri Phrases
- özel bir şey/biri Phrases
- sıradışı bir şey/biri Phrases
- harikulade bir şey/biri Phrases
- görülmemiş bir şey/biri Phrases
- acayip bir şey/biri Phrases
- eşi benzeri olmayan bir şey/biri Phrases
- başkalarını eleştirir ama kendisinin eleştirilmesinden hoşlanmaz Proverb
- (genelde birisinin yaşını gösterdiğini belirtirken) hiç değilse Colloquial
- (genelde birisinin yaşını gösterdiğini belirtirken) en azından Colloquial
- (genelde birisinin yaşını gösterdiğini belirtirken) en az Colloquial
- avucunu yalar! Colloquial
- başladığı zamandan bu yana Colloquial
- başladığından bu yana Colloquial
- başta tereddüt etti Colloquial
- bir şekilde bizi bulmuş Colloquial
- eline geçirdiği her fırsatta Colloquial
- fakat ağlayamadı Colloquial
- her kim ise ve nereden geliyorsa Colloquial
- eline geçen her fırsatta Colloquial
- iyi insan lafı üzerine gelirmiş Colloquial
- iti an çomağı hazırla Colloquial
- ne kadar uğraşırsa uğraşsın Colloquial
- ne kadar çabalarsa çabalasın Colloquial
- o her kimse daha fazlasını biliyor Colloquial
- onun bana söylediğine göre Colloquial
- onun görünüşünü tarif et Colloquial
- neden ayrıldı? Colloquial
- onun da dediği gibi Colloquial
- sarhoş muydu? Colloquial
- yakaladığı her fırsatta Colloquial
- bunun için sana teşekkür edeceğini sanıyorsan yanılıyorsun Colloquial
- bu yaptığının takdir göreceğini sanıyorsan yanılıyorum Colloquial
- bundan hiç hoşlanmayacak/memnun olmayacak Colloquial
- bu, (onun) hiç hoşuna gitmeyecek Colloquial
- buna çok gıcık olacak Colloquial
- onun kendine hayrı/faydası yok Colloquial
- varı yoğu Colloquial
- iyi insan sözünün üstüne gelir Idioms
- iyi adam lafının üstüne gelir Idioms
- ağzına vur lokmasını al Idioms
- arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim Idioms
- arkadaşını söyle, kim olduğunu söyleyeyim Idioms
- azı çalan çoğu da çalar Idioms
- bizi bir (canlı canlı) yemediği kaldı Idioms
- bunu kesinlikle o yaptı Idioms
- ensesine vur lokmasını al Idioms
- eski halinden eser kalmamış Idioms
- hiç kimse anlatıldığı kadar kötü değildir Idioms
- kendini bulunmaz hint kumaşı sanmak Idioms
- kişi hissettiği yaştadır Idioms
- kalıbımı basarım bunu o yaptı Idioms
- öfkeyle kalkan zararla oturur Idioms
- kel ölür sırma saçlı olur kör ölür badem gözlü olur Idioms
- neredeyse çiğ çiğ yedi Idioms
- karıncayı incitmez Idioms
- son gülen iyi güler Idioms
- tanrı bir kapıyı kapatırsa başka bir kapıyı açar Idioms
- yaptığının bedelini ödeyecek Idioms
- yaptığı yanına kar kalmayacak Idioms
- vur ensesine al lokmasını Idioms
- vur ensesine al ekmeğini Idioms
- arayan mevlasını da bulur, belasını da Speaking
- arkadaşlarıyla ne sıklıkla yüzmeye gider? Speaking
- arkadaşlarıyla ne sıklıkta yüzmeye gider? Speaking
- akşam yemeğini saat kaçta yer? Speaking
- adam yemi yutmadı Speaking
- acı çekecek mi? Speaking
- acı çekiyormuş gibi görünüyor Speaking
- acil bir işi çıkmış Speaking
- aç olmasına rağmen Speaking
- ağzıyla kuş tutsa Speaking
- akıllı bir adama benziyor Speaking
- aklı başında biri Speaking
- aklı sıra Speaking
- aklınca Speaking
- aklından zoru var Speaking
- akrabası var mı? Speaking
- araba kazasında mı ne ölmüş Speaking
- araba kullanamayacak kadar sarhoştu Speaking
- arkadaşlarından biri mi? Speaking
- arkadaşlarıyla ne sıklıkla yüzmeye gidiyor? Speaking
- arkadaşlarıyla ne sıklıkta yüzmeye gidiyor? Speaking
- artık arkadaşı yok Speaking
- artık burada çalışmıyor Speaking
- asla geç gelmez Speaking
- ata binmeyi biliyor mu? Speaking
- ateşi var Speaking
- ateşkes yapmak istiyor Speaking
- avantaj onda Speaking
- ayağa çok hızlı kalktığından başı döndü Speaking
- ayağı taşa takıldı Speaking
- bugün 7 yaşına girdi Speaking
- burada olması gerekiyor Speaking
- bir yol bize uğradı Speaking
- beni görmeye hiç gelmez Speaking
- benimle konuştu Speaking
- beni taklit ediyor Speaking
- bakalım ne diyecek Speaking
- bu onun umursamadığı anlamına gelmez Speaking
- bizden biri gibi davrandı Speaking
- başı kesilmiş şekilde bulundu Speaking
- bana adımı sordu Speaking
- bypass ameliyatı geçirdi Speaking
- bugüne kadar kimse varlığını bile bilmiyordu Speaking
- beni bu şekilde bırakmazdı Speaking
- bizimle iş yapmak istiyor Speaking
- beni bir güzel azarladı Speaking
- bir işi var Speaking
- beni bir güzel haşladı Speaking
- beni öpemeyeceğini çünkü evli olduğunu söyledi Speaking
- beni oyuna getirdi Speaking
- bakalım ne diyor Speaking
- bana tek bir şey sordu Speaking
- beni bir daha asla görmeye gelmedi Speaking
- bizimle değil Speaking
- boş zamanlarında ne yapar? Speaking
- bizden ne istiyormuş? Speaking
- bana soru sordu Speaking
- bunu nasıl bilebilir? Speaking
- bugün bizimle eve gelebilir mi? Speaking
- beni mi kastetti? Speaking
diğer
- ayıpsız dost arayan dostsuz kalır Proverb
- ıslanmışın yağmurdan korkusu olmaz Proverb
- paran çoksa dostun da çok Proverb
- parayı veren düdüğü çalar Proverb
- düşenin dostu olmaz Proverb
- son gülen iyi güler Proverb
- tereddüt eden kaybeder Proverb
- akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer Proverb
- üzüm üzüme baka baka kararır Proverb
- zenginin dostu olmaz olsa zengin olmaz Proverb
- insan tek başına olursa daha çok yol alır Proverb
- korkak damgası yememek adına kaybedilen bir savaşta boşuna ölmektense ilerde kazanabileceği bir savaş vermek için canını korumak Proverb
- kel başa şimşir tarak Proverb
- eşeğe altın semer vursan yine eşektir Proverb
- ne oldum dememeli ne olacağım demeli Proverb
- bu işin yarını da var Proverb
- ne oldum dememeli Proverb
- sıradan insan Proverb
- etten kemikten insan Proverb
- senin benim gibi biri Proverb
- kızın kalbine giden yol annesinden geçer Proverb
- denizci olanın aklı yoktur Proverb
- olmayacak duaya amin denmez Proverb
- halamın sakalı olsa amcam olurdu Proverb
- teyzemin sakalı olsa dayım olurdu Proverb
- ninemin sakalı olsa dedem olurdu Proverb
- yalancının evi yanmış kimse inanmamış Proverb
- yalancının mumu yatsıya kadar yanar Proverb
- şeytanla sofraya oturanın kaşığı uzun olmalı Proverb
- allah sevdiği kulunu yanına erken alır Proverb
- allah sevdiklerini yanına erken alır Proverb
- yalancı kırk yılda bir doğru söylese de inanan olmaz Proverb
- bir şey beklemeyen (çok şey umut etmeyen) hayal kırıklığına uğramaz Proverb
- yükselmek için mutlaka öncelikle en alttan başlamak gerekir Proverb
- bir işte çok iyi bir yere gelmek (yükselmek) istiyorsan en alttan başlayıp adım adım yükselmelisin Proverb
- merdiven ayak ayak çıkılır Proverb
- sabreden derviş muradına ermiş Proverb
- az olsun dert değil ama çabuk olsun Proverb
- iyi insan lafının üstüne gelirmiş Proverb
- iti an çomağı hazırla Proverb
- ne ekersen onu biçersin Proverb
- insan ektiğini biçer Proverb
- iyilik yap iyilik bul Proverb
- iyilik yapan iyilik bulur Proverb
- itaat etmeyen emir vermez Proverb
- emir alamayan emir veremez Proverb
- bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim Proverb
- emeksiz yemek olmaz Proverb
- gülü seven dikenine katlanır Proverb
- hamama giren terler Proverb
- kaybedecek bir şeyi olmayanın korkusu da yoktur Proverb
- çok işe başlayan az iş bitirir Proverb
- zenginin dostu boldur/çoktur Proverb
- özür dileyen kabahatini kabul eder Proverb
- özür dilemek suçunu kabul etmek demektir Proverb
- iyi/düzgün/erdem içinde yaşayan uzun yaşar Proverb
- kimse söylendiği kadar kötü değildir Proverb
- kaplana binen inmekten korkar Proverb
- yapabileceğimiz iyilikleri yapmamak bizi suçlu kılar/yapar Proverb
- yapabilecekken yapmadığımız her iyilik için suçlu sayılırız Proverb
- tanrı sevdiği kulunu yanına erken alır Proverb
- kılıçla yaşayan kılıçla ölür Proverb
- su testisi su yolunda kırılır Proverb
- çok gezen çok bilir Proverb
- yiğitliğin onda dokuzu kaçmaktır Proverb
- hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez Proverb
- zengin olan dost istemez Proverb
- insanoğlu (gücü yettiği halde/imkanı bulunduğu halde) yapmadığı (iyi) işlerin (mesulüdür) suçlusudur Proverb
- meyveyi yemek isteyenin ağaca tırmanması gerekir Proverb
- emek olmadan yemek olmaz Proverb
- bir amaca ulaşmak için çalışmak/çaba sarf etmek gerekir Proverb
Tanımlar (İngilizce)
- büzülme Contraction of he + is.
- büzülme Contraction of he + has.
İlgili gramer konuları
Bu kelimenin türüne göre konu anlatımları: