Liner
/ˈlaɪnɚ/Giriş yap, bu kelimeyi “Kelimelerim”e ekle.
Fiil çekimi düzenli
Yalın (V1)liner
3. tekil (-s)liners
-inglinering
Past (V2)linered
Participle (V3)linered
Düzenli fiil — biçimler kurala göre üretilmiştir.
Çeviriler
isim
- kaplamacı General
- astarcı General
- yolcu uçağı General
- kaplama General
- kovan General
- yolcu gemisi General
- layner General
- büyük uçak General
- bağa General
- ayar levhası General
- gömlek General
- göz kalemi General
- çizim veya kopyalama yaparken belirli çizgileri kullanan kimse General
- satır başına birim fiyatla çalışan yazar General
- belirli bir çizgiye göre sabit konuma sahip olan şey General
- bant kaydına eşlik eden tamamlayıcı/açıklayıcı metin General
- fonograf plaklarının konduğu karton zarf General
- büyük yolcu gemisi Trade/Economic
- bir hat üzerinde düzenli sefer yapan uçak veya yolcu gemisi Trade/Economic
- zımparalama için küçük malzeme parçalarının tutturulduğu levha Technical
- emzik lastiği Technical
- kaplama maddesi Technical
- meme lastiği Technical
- silindir gömleği Technical
- yatak layneri Technical
- zıvana Technical
- astar Textile
- üst dolgu Construction
- iç astar Automotive
- pul Automotive
- konteyner treni Railway
- düzenli olarak bir hatta çalışan yolcu vapuru Marine
- gemi Marine
- gemi şirketi gemisi Marine
- transatlantik Marine
- vapur şirketine ait gemi Marine
- ünlü gemicilik şirketlerinin gemileri Marine
- delme petrol kuyusunda yüzeye çıkmayan muhafaza Petrol
- fidanlıkta tomurcuklanması için ekilen bitki Agriculture
- son yerine ekilmeden önce bir süre fidanlıkta büyütülen bitki Agriculture
- sert atış Baseball
- çizgiler oluşturmaya yarayan fırça/kalem Painting
- topoğrafya çizgisi ile kesişen ve sınır belirlemede kullanılan ağaç Engineering
Tanımlar (İngilizce)
-
isim
Someone who fits a lining to something.
“a liner of shoes”
-
isim
A removable cover or lining.
“I threw out the trash can liner.”
-
isim
The pamphlet supplied in the box with an audiovisual tape or disc, etc.
“liner notes”
- isim A lining within the cylinder of a steam engine, in which the piston works and between which and the outer shell of the cylinder a space is left to form a steam jacket.
- isim A similar lining for cylinders of internal-combustion engines (see "Further reading").
- isim A slab on which small pieces of marble, tile, etc., are fastened for grinding.
- isim A formal no-show sock.
- isim A pantyliner.
-
fiil
To fit a cylinder liner.
“They have a common chassis, except that the cylinders, 20 in. diameter in the Class "7", are linered down to 19½ in. in the Class "6".”
-
isim
A large passenger-carrying ship, especially one on a regular route; an ocean liner.
“With her luxurious furnishings and spacious accommodation the Invicta, which is 350-ft. long and has a gross tonnage of 4,178, resembles a small liner.”
- isim A ship of the line.
-
isim
A line drive.
“The liner glanced off the pitcher's foot.”
- isim A basic salesperson.
-
isim
Something with a specified number of lines.
“the following three-liner by an unknown poet”
-
isim
A person born in a certain year (XX liner); a person who belongs to a certain line.
“94 liner”
- isim Ellipsis of penny-a-liner.
- isim low ionization nuclear emission line region
- özel isim A surname.
İlgili gramer konuları
Bu kelimenin türüne göre konu anlatımları: