long-time
Giriş yap, bu kelimeyi “Kelimelerim”e ekle.
Çeviriler
fiil
- ağaç olmak General
- gözü yollarda kalmak General
- uzun sürmek (zaman) General
- çok bekletmek General
- çok beklemek General
- uzun süre çalışmak General
- uzun süredir tanımak General
- uzun zaman çalışmak General
- örümcek bağlamak General
- uzun sürmek General
- uzun süreceğe benzemek General
- uzun zaman almak General
- uzun zamandır bekliyor olmak General
- uzun zamandır beklemek General
- çok önceden ölmek General
- uzun bir geçmişe dayanmak Idioms
isim
- uzun süre General
- hayli uzun zaman General
- uzun zaman General
- uzun müddet General
- çilekeş General
- uzun süreli müşteri General
- kadim dost General
- uzunca süre General
- uzun süreli hidrolik bozulma basıncı Technical
- uzun süreli ölçek Technical
- uzun saat Computer
- düşük sıcaklık Food Engineering
zarf
- kaç zamandır General
- çoktan General
- çok zaman önce General
- uzunca bir süre General
- çoktan beri General
- uzun bir zaman General
- uzun bir süre önce General
- epeydir General
- gel zaman git zaman General
- uzun zamandan beri General
- çoktandır General
- uzun zamandır General
- hanidir General
- uzun süreden beri General
- uzun süre sonra General
- çok uzun zamandır General
- çok uzun bir süredir General
- az zaman önce General
- kısa bir süre önce General
- uzun müddettir General
- çok zaman sonra General
- uzun süredir ilk defa/kez General
- bunca zaman General
ifade
- siyasette bir haftada çok şey değişebilir Phrases
- uzun zaman oldu Phrases
- (gelecekte) uzunca bir süre Phrases
- çok uzun zaman önce Colloquial
- ne zamandır Colloquial
- sesin soluğun çıkmıyor Colloquial
- bu uzun zaman önceydi Speaking
- bunu uzun zaman önce yapmalıydı Speaking
- bayadır görüşemiyoruz Speaking
- birbirimizi uzun zamandır tanıyoruz Speaking
- birbirimizi uzun zamandır tanırız Speaking
- bunun olacağı belliydi Speaking
- bunu yapmak için çok bekledim Speaking
- bu çok uzun zaman önceydi Speaking
- çok uzun zaman önceydi Speaking
- duygularım hakkında uzun zamandır konuşmadım Speaking
- çoktandır görüşmedik Speaking
- görmeyeli uzun zaman oldu Speaking
- görüşmeyeli çok oldu Speaking
- epeyce bir zaman geçti Speaking
- epey oldu Speaking
- görüşmeyeli uzun zaman oldu Speaking
- görüşemedik uzun zamandır Speaking
- epeyce oldu Speaking
- epey zaman geçti Speaking
- hiç gözükmüyorsun Speaking
- epeyce zaman geçti Speaking
- epey geçti Speaking
- epey süre Speaking
- epey bir zaman geçti Speaking
- epeydir görüşmedik Speaking
- insan bir arar sorar Speaking
- nasılsın, uzun zamandır seni görmedim Speaking
- konuşmayalı uzun zaman oldu Speaking
- seni uzun süredir görmedim Speaking
- seni uzun süredir görmüyorum Speaking
- seni uzun zamandır görmüyorum Speaking
- seni uzun zamandır tanıyorum Speaking
- seni uzun zamandır tanırım Speaking
- sizi uzun zamandır görmüyorum Speaking
- yüzünü gören cennetlik Speaking
- uzun süre oldu Speaking
- uzun zaman önce öldü Speaking
- uzun zamandır görüşemedik Speaking
- uzun zaman geçti Speaking
- uzun süre geçti Speaking
- uzun zaman önceydi Speaking
- uzun zamandır bunu sana vermek istiyordum Speaking
- uzun zamandır görüşemiyoruz Speaking
- uzun zaman önce Computer
Tanımlar (İngilizce)
-
sıfat
Alternative spelling of longtime.
“Wellings has form here, having in 2015 written a pamphlet with long-time anti-rail campaigner Paul Withrington entitled Paving over the Tracks: a Better Use of Britain's Railways.”
İlgili gramer konuları
Bu kelimenin türüne göre konu anlatımları: