opportunity's
Giriş yap, bu kelimeyi “Kelimelerim”e ekle.
Çeviriler
isim
- olanak
- imkan
- fırsat
- fırsattan istifade General
- ilk fırsatta General
- bulunmaz fırsat General
- uygun durum General
- vesile General
- avlanma kotası General
- meydan General
- fırsat penceresi General
- elverişli durum General
- satılan ikinci el malların gelirini yardım amaçlı kullanan müessese General
- şans General
- kötü biçimde kaçırılmış fırsat General
- pazar fırsatı General
- geniş olanak General
- istihdam imkanı General
- yeni bir başlangıç General
- temiz bir sayfa General
- satış fırsatı General
- iş olanağı General
- vakit geçirmeden General
- pazarlama olanağı General
- münasebet General
- kaybolmuş fırsat General
- kaçan fırsat General
- geniş imkan General
- eğitim olanağı General
- fırsat eşitsizliği General
- sonsuz fırsat General
- sonsuz imkan General
- fırsat farkı/eşitsizliği/boşluğu General
- elverişli zaman General
- ünlülerin gazetecilere ve fotoğrafçılara resim çekmeleri için imkan vermesi General
- son şans General
- son fırsat General
- fırsat azaltma General
- gerçek bir fırsat General
- fırsatlar ülkesi General
- kullanım olanağı General
- kullanım imkanı General
- kullanım şansı General
- fırsat kaybı General
- tek seferlik fırsat General
- büyük bir fırsat Colloquial
- eşsiz bir fırsat Colloquial
- inanılmaz bir fırsat Colloquial
- müthiş bir fırsat Colloquial
- yakından tanıma fırsatı Colloquial
- acı deneyim Idioms
- altın bir fırsat Idioms
- altın fırsat Idioms
- büyüme fırsatı Idioms
- hayatının şansı Idioms
- hayatının fırsatı Idioms
- satılan ikinci el malların gelirini yardım amaçlı kullanan dükkan Slang
- azalan fırsat maliyetleri Trade/Economic
- artan fırsat maliyetleri Trade/Economic
- artan fırsat maliyeti kanunu Trade/Economic
- artan fırsat maliyetleri kanunu Trade/Economic
- ayrımcı olmayan işveren Trade/Economic
- düşüşlerden alım fırsatı Trade/Economic
- dil, din, ırk, bölge, cinsiyet gibi alanlarında ayrım yapmadığını beyan eden işveren Trade/Economic
- eşit istihdam fırsatı Trade/Economic
- fırsat maliyeti oranı Trade/Economic
- fırsat maliyeti Trade/Economic
- fırsat kümesi Trade/Economic
- fırsat önyargısı Trade/Economic
- fırsat eşitliği Trade/Economic
- gölge maliyeti Trade/Economic
- iş imkanı Trade/Economic
- istihdam olanağı Trade/Economic
- ihracat olanağı Trade/Economic
- iş ve aş olanağı Trade/Economic
- iş fırsatı Trade/Economic
- nispi fırsat maliyeti Trade/Economic
- para tutmanın fırsat maliyeti Trade/Economic
- sabit fırsat maliyeti Trade/Economic
- tehdit ve fırsat Trade/Economic
- eşit çalışma hakkı Trade/Economic
- eşit çalışma hakkı komisyonu Trade/Economic
- ekonomik fırsat Politics
- fırsat eşitliği ilkesi Politics
- kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu Politics
- kurşun asidi transmisyonlu bataryaların şarj uygunluğu Technical
- uygun zaman Technical
- dijital fırsat girişimi Computer
- cevap fırsatı Telecom
- eşit fırsat numaraları Telecom
- gölge maliyet Automotive
- uygun durum şarjı Automotive
- kaçırılmış aşılama fırsatı Medical
- tedavi imkanı Medical
- arkansas Geography
- ani hedef Military
- ani hedef atışı Military
- fırsat pususu Military
- fırsat hedefi Military
- fırsat eğitimi Military
- tesadüfi hedef Military
fiil
- fırsat kaçırmak General
- açıkgözlük etmek General
- fırsatı kaçırmak General
- fırsat bulmak General
- fıratı değerlendirememek General
- değerlendirmek (bir fırsatı vb) General
- fırsat vermek General
- fırsat sunmak General
- meydan vermek General
- fırsatı değerlendirememek General
- meydan aramak General
- fırsat kollamak General
- fırsat tepmek General
- fırsattan yararlanmak General
- punduna getirmek General
- fırsat aramak General
- fırsatı ganimet bilmek General
- fırsat beklemek General
- fırsat tanımak General
- imkan sağlamak General
- fırsatı tepmek General
- bir fırsatını kollamak General
- zaman kollamak General
- meydanı boş bulmak General
- olanak sunmak General
- olanak sağlamak General
- iş imkanı sunmak General
- karşısına fırsat çıkmak General
- fırsat sağlamak General
- fırsat yaratmak General
- fırsat yakalamak General
- fırsatı değerlendirmek General
- imkan yaratmak General
- imkan bulmak General
- imkan sunmak General
- fırsat değerlendirmek General
- fırsatı kaçırmamak General
- maddi imkan sağlamak General
- durumdan istifade etmek General
- durumdan faydalanmak General
- fırsata dönüştürmek General
- fırsat elde etmek General
- fırsatını elde etmek General
- ayağına gelen fırsatı tepmemek General
- olanağına sahip olmak General
- konuşma fırsatı bulmak General
- imkana kavuşmak General
- olanağa kavuşmak General
- imkanından faydalanmak General
- avantajından yararlanmak General
- büyük fırsat yakalamak General
- olanak tanımak General
- elindeki son fırsatı kaçırmak General
- bir fırsattan yararlanmak General
- istihdam imkanı sağlamak General
- fırsat çıkmasını beklemek General
- fırsat geçmek Colloquial
- fırsattan istifade etmek Colloquial
- eline fırsat geçmek Colloquial
- bir fırsatı değerlendirmek Idioms
- büyük bir fırsat kaçırmak Idioms
- büyük bir fırsat tepmek Idioms
- fırsata balıklama atlamak Idioms
- sunulan fırsatı hiç düşünmeden kabul etmek Idioms
- krizi bir fırsata dönüştürmek Trade/Economic
zarf
- bu fırsattan yararlanarak General
- bu vesile ile General
ifade
- bu vesileyle hepinize teşekkür ederim Phrases
- bir fırsat doğdu Colloquial
- bu fırsatı kullanın Colloquial
- eline geçen her fırsatta Colloquial
- eline geçirdiği her fırsatta Colloquial
- fırsat bulur bulmaz Colloquial
- fırsat ortaya çıkıyor Colloquial
- her fırsatta Colloquial
- fırsat insanın ayağına bir kere gelir Colloquial
- ilk fırsatta Colloquial
- insanın ayağına şans/fırsat bir kere gelir Colloquial
- imkan bulur bulmaz Colloquial
- şans insanın ayağına bir kere gelir Colloquial
- yakaladığı her fırsatta Colloquial
- şans kapıyı bir defa çalar Idioms
- şans kapıyı bir kez çalar Idioms
- şans kapıyı bir kere çalar Idioms
- bana bu şansı tanırsan Speaking
- bana bu olanağı tanırsan Speaking
- bana bu olanağı verirseniz Speaking
- bana bu şansı tanırsanız Speaking
- bu benim için büyük bir fırsat Speaking
- bu fırsatı kaçırmayacağım Speaking
- bana bu şansı verirseniz Speaking
- bana bu imkanı verirsen Speaking
- bana bu şansı verirsen Speaking
- bana bu imkanı verirseniz Speaking
- bana bu imkanı tanırsanız Speaking
- bana bu imkanı tanırsan Speaking
- bu büyük bir fırsat Speaking
- bana bu olanağı tanırsanız Speaking
- bu fırsat kaçmaz! Speaking
- böyle bir fırsatı kaçıramazdım Speaking
- bana bu olanağı verirsen Speaking
- fırsat buldukça Speaking
- her fırsatı değerlendirmelisin Speaking
- imkan buldukça Speaking
- onlara öğrenme fırsatı verilmemiş Speaking
diğer
- fırsatı verirsen herkes çalar Proverb
İlgili gramer konuları
Bu kelimenin türüne göre konu anlatımları: