she's
/ʃiːz/Giriş yap, bu kelimeyi “Kelimelerim”e ekle.
Çeviriler
fiil
- kaldırıldığı hastanede yaşamanı yitirmek General
- kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmek General
- kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmek General
- aldığının/ödediğinin iki katına satmak General
- aklına koyduğu her şeyde çok iyi olmak General
- gördüğü evi almaya yetecek kadar para kazanmak General
- internetten tanıştığı adama kaçmak General
- internette tanıştığı adama kaçmak General
- (birlikte) çalıştığı herkesle/bütün insanlara arkadaş olmak istemek General
- sevdiği birini kaybetmek General
- sevdiği birisini kaybetmek General
- yürüyüşü birine benzemek General
- yürüyüşüyle birini andırmak General
- akıllı/zeki geçinmek General
- sanki daha önce yaşamış gibi hissetmek General
- yapmak için doğduğu şeyi yapmak General
- istediği düğüne kavuşmak General
- birine istediğini vermek Colloquial
- işinde çok iyi olmak Colloquial
- nereli olduğunu bilmek Colloquial
- gördüğü şey karşısında paniğe kapılmak Idioms
- çok fazla konuşmak Idioms
- söylediğini yapmak Speaking
- istediğini yapmak Speaking
isim
- dişi General
- dişi keçi General
- ne istediğini bilme General
- dişi hayvan General
- kadın General
- dişi köpek General
- dişi kurt General
- konuştuğu dil General
- dişi şeytan General
- birlikte takıldığı insanlar Colloquial
zarf
- dilediği zaman General
ifade
- bu şekilde stresli kalmaya/olmaya devam ederse Phrases
- dilediğinde Phrases
- dilediği kadar Phrases
- istikrarlı ve dikkatli Phrases
- öğrendikleri Phrases
- o benim hayallerime güler fakat ben onun gülüşünü hayal ederim Phrases
- özür dilemek için her şeyi yaptı/başka ne yapabilirdi ki Phrases
- onun kahverengi saçları var Phrases
- ruhu şad olsun Phrases
- seviyor sevmiyor Phrases
- papatya falı Phrases
- viya böyle Phrases
- yaşlandıkça Phrases
- başka türlü bir şey/biri Phrases
- olağanüstü bir şey/biri Phrases
- harika bir şey/biri Phrases
- özel bir şey/biri Phrases
- sıradışı bir şey/biri Phrases
- harikulade bir şey/biri Phrases
- görülmemiş bir şey/biri Phrases
- acayip bir şey/biri Phrases
- eşi benzeri olmayan bir şey/biri Phrases
- (genelde birisinin yaşını gösterdiğini belirtirken) hiç değilse Colloquial
- (genelde birisinin yaşını gösterdiğini belirtirken) en azından Colloquial
- (genelde birisinin yaşını gösterdiğini belirtirken) en az Colloquial
- avucunu yalar! Colloquial
- antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni paramparça eder Colloquial
- antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni öldürür Colloquial
- başladığından bu yana Colloquial
- başladığı zamandan bu yana Colloquial
- eline geçirdiği her fırsatta Colloquial
- eline geçen her fırsatta Colloquial
- ne kadar uğraşırsa uğraşsın Colloquial
- ne kadar çabalarsa çabalasın Colloquial
- tek istediği Colloquial
- yakaladığı her fırsatta Colloquial
- bunun için sana teşekkür edeceğini sanıyorsan yanılıyorsun Colloquial
- bu yaptığının takdir göreceğini sanıyorsan yanılıyorum Colloquial
- bundan hiç hoşlanmayacak/memnun olmayacak Colloquial
- bu, (onun) hiç hoşuna gitmeyecek Colloquial
- buna çok gıcık olacak Colloquial
- onun kendine hayrı/faydası yok Colloquial
- varı yoğu Colloquial
- adıyla bahsetsene a çocuğum Idioms
- adını vererek konuşsana yavrum Idioms
- o dediğin kim yavrucuğum, adını versene Idioms
- o diye bahsedilmez, adını vererek konuş Idioms
- buraya kadarmış Idioms
- denizdeki tek balık o değil (sana kız mı yok?) Idioms
- eski halinden eser kalmamış Idioms
- ettiğini bulacak Idioms
- yaptığının bedelini ödeyecek Idioms
- yaptığı yanına kar kalmayacak Idioms
- akşam yemeğini saat kaçta yer? Speaking
- arkadaşlarıyla ne sıklıkla yüzmeye gider? Speaking
- arkadaşlarıyla ne sıklıkta yüzmeye gider? Speaking
- aç olmasına rağmen Speaking
- ailesiyle mi yaşıyor? Speaking
- anne babasının karşı çıkmasına rağmen evi terk etti Speaking
- anne olmak istiyor Speaking
- annem beni görünce ağladı mı? Speaking
- araba kullanamayacak kadar sarhoştu Speaking
- arkadaşlarıyla ne sıklıkla yüzmeye gidiyor? Speaking
- arkadaşlarıyla ne sıklıkta yüzmeye gidiyor? Speaking
- ateşi var Speaking
- bana tek bir şey sordu Speaking
- beni bir daha asla görmeye gelmedi Speaking
- beni bir güzel azarladı Speaking
- beni bir güzel haşladı Speaking
- boş zamanlarında ne yapar? Speaking
- benimle konuştu Speaking
- beni bir daha asla çağırmadı Speaking
- bizden ne istiyormuş? Speaking
- beni almaya geldi Speaking
- bir işi var Speaking
- biraz önce onun neler söylediğine inanamıyorum Speaking
- bana çok doğal geldi Speaking
- beni görmeye geldi Speaking
- bana sürpriz yapmış Speaking
- bu onun umursamadığı anlamına gelmez Speaking
- başı kesilmiş şekilde bulundu Speaking
- bu onun aldırmadığı anlamına gelmez Speaking
- bana soru sordu Speaking
- bizimle değil Speaking
- başı kesik şekilde bulunmuş Speaking
- birkaç hafta önce öldü Speaking
- bir yerini mi incitti? Speaking
- beni seviyormuş gibi davrandı Speaking
- bir adamla takıldı Speaking
- bankada çalışıyor Speaking
- beni ifşa etti Speaking
- beni telefonda terketti Speaking
- büyüdükçe Speaking
- burada kalamaz Speaking
- bana sürpriz yaptı Speaking
- başı kesik şekilde bulundu Speaking
- buradaki varlığımızın farkında mı? Speaking
- beni bu şekilde yalnız bırakmazdı Speaking
- başaramadı Speaking
- başı kesilmiş şekilde bulunmuş Speaking
- beni burada kalmaya ikna etti Speaking
- bunu sana o yaptırıyor değil mi? Speaking
- bu onun aldırmadığı anlamına gelmiyor Speaking
- büyük bir güç sergiliyor Speaking
- bana ismimi sordu Speaking
- bana onun ne yaptığını söyle Speaking
- bana inanmıyor Speaking
- bazen alınganlığı tutar Speaking
- bunun olacağını hiç düşünmemişti Speaking
- bize okutturduğu kitap bu Speaking
- bazen alınganlığı tutuyor Speaking
- beni bu şekilde bırakmazdı Speaking
- bu onun umursamadığı anlamına gelmiyor Speaking
- bizden ne istiyor? Speaking
- bizzat kendisi söyledi Speaking
- bir dakika önce söylediği bir dakika sonrasını tutmuyor Speaking
- bana kızgın olmakta çok haklı Speaking
- bence çirkin o Speaking
- beni yordu Speaking
- beni çok iyi anlıyor Speaking
- bana ne yaptığına bir bakın Speaking
- beni bir daha asla aramadı Speaking
- beni mi yoksa kendisini mi suçluyor bilmiyorum Speaking
- burada ne yapıyor? Speaking
- beni bir daha asla ziyaret etmedi Speaking
- benden başka biri olmamı istedi Speaking
- beni zehirlemeye çalıştı Speaking
- bugün biraz sessiz Speaking
- dili döndüğünce Speaking
- dün gece geç saate kadar çalıştı Speaking
- demek istediği şey Speaking
- dün geç saate kadar çalıştı Speaking
- duş aldı Speaking
- delirmek üzereydi Speaking
- dilerse Speaking
- çıktığı birisi var mı? Speaking
- doğru bir noktaya değindi Speaking
- dünyanın en güzel kadınıydı Speaking
- dün gece bir adamlaydı Speaking
- eminim ki seni bağışlayacaktır Speaking
- hangi ilaçları alıyor? Speaking
- grip olmuş Speaking
- her gün içer Speaking
- hayatının sonuna kadar seninle birlikte olacak Speaking
- evlendi diye duydum Speaking
- her zaman yaptığı şeyleri yapıyor Speaking
- hiç gelmedi Speaking
- grip oldu Speaking
- her ne yaptıysa işe yaramış Speaking
- hiçbir şey söylemedi Speaking
- evde ne giyer? Speaking
- eskiden aktrismiş Speaking
- evdeydi Speaking
- gelir gelmez Speaking
- hepsi bu Speaking
- gözlük takıyor Speaking
- gözlük kullanıyor Speaking
- her zamanki gibi yalnızdı Speaking
- gider gitmez Speaking
- eskiden böyle değildi Speaking
- farklı bir havası var Speaking
- henüz gelmedi Speaking
- hakkı var Speaking
- her şeyi denedik ancak tedaviye cevap vermedi Speaking
- her zaman iyi notlar alır Speaking
- gözlerinin içine baktı Speaking
- eğer giderse Speaking
- eminim ki seni affedecektir Speaking
- gelmedi o kadar Speaking
- evlenmiş diye duydum Speaking
- hiç kıskanmaz Speaking
- geç kaldı Speaking
- geldi mi? Speaking
- eğer şanslıysa Speaking
- hayatımın aşkıydı Speaking
- hiç kıskanç değil Speaking
- hiç üşenmez! Speaking
- güzel bir kadındı Speaking
- iyi görünmüyordu Speaking
- iştahı yok Speaking
- iri kahverengi gözleri vardı Speaking
- işiten ayrıldı Speaking
- işinden ayrıldı Speaking
- işini bıraktı Speaking
- iki kere evlendi Speaking
- iki kez evlendi Speaking
- iki defa evlendi Speaking
- işi gereği sık seyahat eder Speaking
- öldüğünü nasıl söylerim Speaking
- o evli mi? Speaking
- nasıl söylerim öldüğünü Speaking
- o bir hata yaptı Speaking
- kaç beden giydiğini nereden anlayacağız? Speaking
- kendisinden hiç bahsetmiyor Speaking
- onun erkek arkadaşı var Speaking
- kurtulacak mı? Speaking
- ona çıkma teklif ettim beni reddetti Speaking
- o hızlı yüzebiliyor Speaking
- nezle olmuş Speaking
- müdürün odasına endişe içinde girdi Speaking
- o yirmi yıldır öğretmenlik yapıyor Speaking
- o yirmi senedir öğretmenlik yapıyor Speaking
- o güzel bir yüze sahip Speaking
- onunla dışarı çıkmamı istedi Speaking
- o çok iyi bir bahçivandır Speaking
- öyle demek istemedi Speaking
- nasıl oluyor da benim ismimi biliyor? Speaking
- o gençken Speaking
- mutluluktan dili tutulmuştu Speaking
- o sana ne anlattı? Speaking
- o bir üniversite öğrencisi Speaking
- nur içinde yatsın Speaking
- o bir fabrikada mı çalışıyor? Speaking
- o nereli? Speaking
- onun bir doktora görünmesi lazım Speaking
- o 20 yıldır öğretmenlik yapıyor Speaking
- o çok dağınık Speaking
- o asla bu şekilde konuşmaz Speaking
- nerede olduğunu söyledi mi? Speaking
- neye benziyor? Speaking
- ölmeden önceki gece Speaking
- onun nerede olduğunu bilmiyorum Speaking
- onun vurulduğu gece Speaking
- neden böyle bir şey yapsın ki? Speaking
- orada başka bir adamla birlikteydi Speaking
- o bize gelmedi Speaking
- onun kaybolduğu gece Speaking
- o sana ne verdi? Speaking
- o daha bir çocuk Speaking
- o 20 senedir öğretmenlik yapıyor Speaking
- korktu Speaking
Tanımlar (İngilizce)
- büzülme Contraction of she + is.
- büzülme Contraction of she + has.
İlgili gramer konuları
Bu kelimenin türüne göre konu anlatımları: