WAs
/wəz/Giriş yap, bu kelimeyi “Kelimelerim”e ekle.
Fiil çekimi düzenli
Yalın (V1)was
3. tekil (-s)wases
-ingwassing
Past (V2)wassed
Participle (V3)wassed
Düzenli fiil — biçimler kurala göre üretilmiştir.
Çeviriler
fiil
- aynen bırakmak General
- doğduğuna pişman olmak General
- laf ağzında kalmak General
- doğduğuna pişman etmek General
- kaldırıldığı hastanede yaşamanı yitirmek General
- kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmek General
- kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmek General
- akıllı/zeki geçinmek General
- toplantı verimli geçti General
- kan var mı yok mu diye var çarşaflara bakmak General
- çarşaflara bakarak kan olup olmadığına bakmak General
- idi Phrases
- altılıda beşte kalmak Colloquial
- üzerine bantlanmış patlayıcı cihazı patlatmak Colloquial
- 1 numarayla kaçırmak Colloquial
- doğduğu güne lanet etmek Idioms
- doğduğu güne lanet okumak Idioms
- anasından doğduğuna pişman olmak Idioms
- anasından emdiği sütü burnundan getirmek Idioms
- (birinden) ölesiye nefret etmek Idioms
- (başkasına) keşke hiç doğmasaydın demek Idioms
- (başkasının) doğduğu güne lanet edecek kadar usanmak/bezmek Idioms
- doğduğun güne lanet etmek Idioms
- doğduğun doğacağın güne lanet etmek Idioms
- keşke hiç doğmasaydın demek Idioms
isim
- doğduğum şehir General
- bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu Idioms
- ahmak Idioms
- annem ve babam ben çok küçükken boşandılar Speaking
- aptalca bir şakaydı Speaking
- gençliğimden beri Speaking
sıfat
- anadan üryan General
- anadan doğma General
zarf
- bazen söylenildiği gibi General
- kurulduğundan bu yana General
- kurulduğu tarihten bu yana General
- beklendiği üzre General
- beklendiği üzere General
- beklendiği gibi General
- çok uzun zamandır/süredir Idioms
- çok uzun zamandan beri/bu yana Idioms
- fi tarihinden beri Idioms
ifade
- (yemek) nefisti General
- gemi karşıya geçerken çok sallandı General
- gemi çok sallandı General
- akşam yemeği nefisti General
- yemek servisi berbattı General
- acaktı General
- ilerleme kaydedildi General
- çok yakınında Phrases
- hemen dibinde Phrases
- yanı başında Phrases
- burnunun dibinde Phrases
- ayağının dibinde Phrases
- şuracıkta Phrases
- anca Phrases
- bu duruma gelmiş olduğu için Phrases
- bana öyle geliyordu ki Phrases
- bir varmış bir yokmuş bir zamanlar bir prensesle evlenmek isteyen bir prens varmış Phrases
- bir zamanlar bir prensesle evlenmek isteyen bir prens varmış Phrases
- benim için maktan başka yapacak bir şey yoktu Phrases
- benden kaynaklanan bir hataydı Phrases
- bir zamanlar küçük bir kız varmış Phrases
- diyordum ki Phrases
- her zamankiyle aynı Phrases
- her zaman olduğu gibi Phrases
- her zamanki gibi aynı Phrases
- geçmişte olduğu gibi Phrases
- efsaneye göre Phrases
- eskiden de olduğu gibi Phrases
- önceden de olduğu gibi Phrases
- kötü bir niyet yoktu Phrases
- öyle zannediyordum ki Phrases
- şeref şöyle dursun Phrases
- zannediyordum ki Phrases
- ... ayrıcalığını yaşadım Phrases
- eğer … olsaydı, bu olurdu Phrases
- eğer … olursa, ancak bu olur Phrases
- ayrıydık Colloquial
- anadan doğma Colloquial
- aramız açıktı Colloquial
- aramız bozuktu Colloquial
- atatürk selanik'te doğdu Colloquial
- ayrılmıştık Colloquial
- bugün zor bir gündü Colloquial
- bir yakalama emri çıkarıldı Colloquial
- bugün bir polis öldürüldü Colloquial
- bu kimin fikriydi? Colloquial
- bugünkü toplantı ertelendi Colloquial
- bu bilgi yararlı oldu mu? Colloquial
- başta tereddüt etti Colloquial
- değdi mi? Colloquial
- çırılçıplak Colloquial
- çıplak Colloquial
- dükkanın açıktı Colloquial
- hayat onlar için zordu Colloquial
- hak yerini buldu Colloquial
- ne diyecektim lan ben? Colloquial
- ne söyleyecektim lan ben? Colloquial
- ne diyordum? Colloquial
- ne anlatıyordum? Colloquial
- nerede kalmıştım? Colloquial
- sarhoş muydu? Colloquial
- sözleşmiş/ayarlanmış gibi Colloquial
- muhteşemdi Colloquial
- harikaydı Colloquial
- dehşet güzeldi Colloquial
- enfesti Colloquial
- on numaraydı Colloquial
- on numara beş yıldızdı Colloquial
- oldum olası böyleydi Colloquial
- hep böyleydi Colloquial
- hep böyle oldu Colloquial
- zaten böyleydi Colloquial
- hep böyle olmuştur Colloquial
- eskiden beri/hep böyle süregelmiştir Colloquial
- böyle gelmiş böyle gider Colloquial
- fark attı Idioms
- çimlere gömdü Idioms
- fi tarihinden beri Idioms
- sittinsenedir Idioms
- hanidir Idioms
- aptal Idioms
- çok geç olmadan Idioms
- çabucak Idioms
- daha babanın yemediği portakalda vitaminken Idioms
- herkes eğlendi Idioms
- hızla Idioms
- herkes güzel vakit geçirdi Idioms
- hasar geri dönülemez düzeydeydi Idioms
- ilk günkü tazeliğini koruyan Idioms
- su gibi (harcamak vb) Idioms
- yarın yokmuş gibi Idioms
- yanıbaşında Idioms
- yarını düşünmeden (para harcamak vb) Idioms
- yarın olmayacakmış gibi Idioms
- aklım nerdeydi? Speaking
- ajan olmakla suçlandım Speaking
- asansörde kaldım Speaking
- ağlıyordum Speaking
- almanya'daydım Speaking
- adım ne demiştin? Speaking
- adınız ne demiştiniz? Speaking
- araba sürerken üzerime kahve döktüm Speaking
- arkadaşlarımla aynı sınıfta olmamın benim için daha iyi olacağı söylendi Speaking
- aynı şeyi ben de sana soracaktım Speaking
- aç olmasına rağmen Speaking
- adalet yerini buldu Speaking
- adın neydi Speaking
- anlaşma buydu Speaking
- annem bana hamileyken Speaking
- annem bir öğretmendi Speaking
- araba kullanamayacak kadar sarhoştu Speaking
- arayanın sen olduğunu söylemediler Speaking
- arayanın sen olduğunu söylememişlerdi Speaking
- aslında bir hayli çoktu Speaking
- aslında bunda yanıldığım da söylenemez Speaking
- aynı gece olduğundan emin misin? Speaking
- bir patlama oldu Speaking
- bu bir hataydı Speaking
- beni kim sanmıştınız? Speaking
- bu onun fikriydi Speaking
- babam çiftçiydi Speaking
- bir zamanlar bir kral ve çok sevdiği bir kızı varmış Speaking
- buraya kadar gelmeniz çok hoş Speaking
- başı kesilmiş şekilde bulundu Speaking
- ben daha yaşlı birisini bekliyordum Speaking
- bugün nasıl geçti? Speaking
- bana öğretildiği gibi Speaking
- bir fırtına geliyordu Speaking
- bugün okula geç kaldım Speaking
- bu paket hatalı adrese teslim edilmiş Speaking
- ben oradayken Speaking
- ben türkiye'de dünyaya geldim Speaking
- ben türkiye'de doğdum Speaking
- bir saatliğine komşumun evindeydim Speaking
- bu ses onun sesiydi Speaking
- benim için bir zevkti Speaking
- bana yardımcı olabilir misiniz acaba? Speaking
- bizi kimsenin göremeyeceği bir yer var mı diye sordu Speaking
- bugün çok sıkıldım Speaking
- ben de onu diyecektim Speaking
- bebek ağlıyor muydu? Speaking
- bu da neydi? Speaking
- bir soyguncu tarafından boğazı kesildi Speaking
- buraya ben küçükken geldik Speaking
- biraz şaşırdım Speaking
- böyle bir şeyin olacağını biliyordum Speaking
- bilseniz ne kadar memnun oldum Speaking
- ben de tam seni arayacaktım Speaking
- bana ismimi sordu Speaking
- ben daha doğmadan ölmüş Speaking
- bunu yapan herkimse halen içerdeydi Speaking
- bunun/böyle olacağı belliydi Speaking
- bugün benim için çok özeldi Speaking
- biraz heyecanlıydım Speaking
- bu başıma gelen en kötü şeydi Speaking
- bu tamamen bir vakit kaybıydı Speaking
- bu ses ona aitti Speaking
- bu ilk dersindi Speaking
- bu sabah beni arayıp kolumun nasıl olduğunu sordu Speaking
- ben de seni aramak üzereydim Speaking
- bu biraz aşırı olmadı mı? Speaking
- bu senin içindi Speaking
- başı kesik şekilde bulundu Speaking
- burada olduğumu nasıl bildin? Speaking
- bunun iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum Speaking
- bu senin hatandı Speaking
- bana kalsa Speaking
- benim aptallığımdı Speaking
- biraz sıkıcıydı Speaking
- biraz sert biriydi Speaking
- bu bir kazaydı Speaking
- ben küçükken Speaking
- bu ev çocuklar da hesaba katılarak inşa edildi Speaking
- başı kesilmiş şekilde bulunmuş Speaking
- ben çocukken Speaking
- ben yokken Speaking
- bugün çok yorucuydu Speaking
- benim için büyük zevkti Speaking
- bütün gece hasta bir arkadaşla ilgilenmek zorunda kaldım (bahane olarak söylenir) Speaking
- bu bardağı taşıran son damlaydı Speaking
- başı kesik şekilde bulunmuş Speaking
- bence çok iyi bir fikir değildi Speaking
- burada olmanı umuyordum Speaking
- bu kaçınılmazdı Speaking
- bu o zamanlarda büyük paraydı Speaking
- bu senin fikrindi Speaking
- bir yangın çıktı Speaking
- bu çok uzun zaman önceydi Speaking
- bana söylendiğine göre Speaking
- böyle bir şeye gerek yoktu Speaking
- ben 16 yaşındayken Speaking
- bana öğrenci olup olmadığımı sordu Speaking
- bana kalsaydı Speaking
- burada olması gerekiyordu Speaking
- bardağı taşıran son damla buydu Speaking
- bu kadar kısa sürede bulduğum için şanslıyım Speaking
- bana söylendi Speaking
- böyleydi Speaking
- ben de sizin gibiydim Speaking
- ben de senin gibiydim Speaking
- bir şeyler döndüğünü anladım Speaking
- bunun olacağı belliydi Speaking
- ben de bunu merak ediyordum Speaking
- bu gece seni burada göreceğimi umuyordum Speaking
- bir olay oldu Speaking
- bendim Speaking
- ben de tam seni arıyordum Speaking
- bu neredeyse bir ay önceydi Speaking
- bu benim hatamdı Speaking
- bugün ne yaptın? Speaking
kısaltma
- it was ın kısa kullanımı General
diğer
ünlem
- mezun oldum Speaking
- meşguldüm Speaking
- kızgındım Speaking
- oradaydım Speaking
- mutluydum Speaking
Tanımlar (İngilizce)
-
fiil
first-person singular simple past indicative of be.
“I was castigated and scorned.”
-
fiil
third-person singular simple past indicative of be.
“It was a really humongous slice of cake.”
-
fiil
Used in phrases with existential there when the semantic subject is (usually third-person) plural.
“There was three of them there.”
-
fiil
second-person singular simple past indicative of be; were.
“You was pleased to cast a favourable eye upon me.”
-
fiil
first-person plural simple past indicative of be; were.
““What happened here, Hadley?” the chief asked. “We was robbed, damn it, we was robbed.””
-
fiil
third-person plural simple past indicative of be; were.
“When the reflection in the glass that I held to my lips now baby / Revealed the tears that was on my face, yeah”
- özel isim A surname.
- isim plural of WA
İlgili gramer konuları
Bu kelimenin türüne göre konu anlatımları: