when's
/wɛnz/Giriş yap, bu kelimeyi “Kelimelerim”e ekle.
Çeviriler
zarf
- ne zaman
- ne zaman?
- ne zamana kadar? General
- dilediğinde General
- o zamandan beri General
- gerektiğinde ve gerektikçe General
- vaktaki General
- o zamana kadar General
- gereğinde General
- ne zamandan beri General
- her ne zaman olursa olsun General
- ne zaman olursa olsun General
- her ne zaman olsa General
- ne vakit General
- ne zaman olduğuna bakmayarak General
- her nerede olsa General
- o zaman General
- ne zamana kadar General
- sırasında General
- orada General
- fırsat düşünce General
- zaman geldiğinde General
- ihtiyaç halinde General
- ihtiyaç olduğunda General
- ihtiyaç duyulduğunda General
- bakıldığında General
- incelendiğinde General
- olası olduğunda General
- gerekli olduğunda General
- gerektiğinde General
- gerekli olunca General
- dikkate alındığında General
- nazara alındığında General
- düşünüldüğünde General
- ancak o zaman General
- ancak o vakit General
- koşullar münasip olduğunda General
- şartlar uygun olduğunda General
- ihtiyaç duyulduğu zaman General
- gerektiği zaman General
- teşrif buyurduklarında General
- -er...-mez General
- nerede ve ne zaman General
- -emez General
- -r General
- -maz General
- -er General
- vardığında General
- ortalık durulunca Idioms
- ortalık sakinleşince Idioms
fiil
- ıkınmak General
- faturanın gününü geçirmek General
- istenmediğini bilmek General
- zirvede bırakmak General
- eve gelince tüm neşesini yitirmek Idioms
- ailesinin yanındayken keyfi kaçmak Idioms
- eve gelince kendini kapatmak Idioms
- birşeyi olması gerektiğinin tersi şekilde yapmak Idioms
- düşene bir tekme daha vurmak Idioms
- düşene tekme atmak Idioms
- ne zaman duracağını bilmemek Idioms
- koşullar uygun olduğunda harekete geçmek Idioms
- eve gelince pestili çıkmak Idioms
- eve gelince hali kalmamak Idioms
- eve gelince hiçbir şey yapacak hali kalmamak Idioms
isim
- adli tatil General
- zaman General
- aksi belirtilmedikçe Phrases
- bıçak kemiğe dayanırsa Idioms
- heyecanın doruğa ulaştığı an Idioms
edat
- derken General
- ne zaman olduğuna bakmayarak General
bağlaç
- (olması gerektiği) halde General
- sırasında General
- vakit General
- (mümkün olduğu) halde General
- ne zaman General
- iken General
- -de dahi General
- -ması gerektiği halde General
- -diği zaman General
- -diği (gün) General
- -ince General
- -diğinde General
- -ması mümkün olduğu halde General
- -diğine göre General
- -de General
- -ken General
- -dığı zaman General
- -ınca General
- olduğu zaman General
- -dığında General
- -dığında/-diğinde General
- -dığı zaman bile General
ünlem
- vur abalıya! General
ifade
- bir düze çıkayım Phrasals
- talihi/şansı döndüğünde Phrasals
- talih yüzüne güldüğünde Phrasals
- köşeyi döndüğünde Phrasals
- paraya kavuştuğunda Phrasals
- işler ciddiye bindiğinde Phrases
- olay/işler ciddileştiğinde Phrases
- olay/işler kritik bir hale geldiğinde Phrases
- olay/işler karıştığında Phrases
- olay/işler çıkmaza girdiğinde Phrases
- olay/işler patlak verdiğinde Phrases
- olay/işler içinden çıkılmayacak hale geldiğinde Phrases
- olay/işler son kerteye geldiğinde Phrases
- ... günler eskide kaldı Phrases
- böyle bir şeyle karşılaşıldığında Phrases
- işler o raddeye vardığında Phrases
- seçmek zorunda kalındığında Phrases
- belli bir noktaya gelindiğinde Phrases
- işler o noktaya geldiğinde Phrases
- aksilikler hep üst üste gelir Phrases
- anne mutlu değilse, kimse mutlu olmaz Phrases
- bir kapı kapandığında, başka bir kapı açılır Phrases
- bir kapı kapanır diğeri açılır Phrases
- bu açıdan bakıldığında Phrases
- başka hiçbir şey işe yaramadığında Phrases
- bilgi paylaştıkça büyür Phrases
- bakacak olursak Phrases
- bakıldığında Phrases
- bütün bu nedenler düşünüldüğünde Phrases
- dikkate alındığında Phrases
- denilince Phrases
- düşünüldüğünde Phrases
- düşünülünce Phrases
- düşünüldüğü zaman Phrases
- denince Phrases
- dışarıdan bakınca Phrases
- daha yakından baktığımızda Phrases
- göz önünde bulundurduğumuzda Phrases
- her şey göz önüne alındığında Phrases
- fırsat oldukça Phrases
- gereksinim olduğunda Phrases
- gerektiğinde Phrases
- en iyinin yeterince iyi olmadığı zaman Phrases
- filler tepişir karıncalar ezilir Phrases
- göz önünde bulundurursak Phrases
- gereğinde Phrases
- felaket/afet vurduğunda/vurunca Phrases
- fırsat olunca Phrases
- geriye dönüp baktığında Phrases
- en son Phrases
- geriye dönüp baktığımda Phrases
- günümüze baktığımızda Phrases
- gereksinim doğduğunda Phrases
- gerekli olunca Phrases
- ilk görüldüğünde Phrases
- ihtiyaç halinde Phrases
- ihtiyaç olduğunda Phrases
- işler sarpa sardığında Phrases
- it ürür kervan yürür Phrases
- işler sarpa sarınca Phrases
- ilk görüştüğümüzde Phrases
- ihtiyaç duyulduğunda Phrases
- mademki Phrases
- koşullar el verdiğinde Phrases
- nazara alındığında Phrases
- söz konusu olduğunda Phrases
- şartlar el verdiğince Phrases
- sırası geldikçe Phrases
- rağmen Phrases
- söz konusu olunca Phrases
- şartlar el verdiğinde Phrases
- sorun ciddileşirse Phrases
- şeytan dünyaya gelip ilk aşkını bulduğunda kötülük serbest kalacak Phrases
- sevgi paylaştıkça çoğalır Phrases
- tüm çareler tükendiğinde Phrases
- zorunluluğu bulunmamakla birlikte/bulunmadığında Phrases
- zora düşüldüğünde Phrases
- yeri geldiğinde Phrases
- uygun zamanda Phrases
- yeri gelir Phrases
- -ken Phrases
- zamanında Phrases
- (ile) karşılaştırıldığında Phrases
- yeri geldikçe Phrases
- vadesinde Phrases
- kötülüğe meydan verme Phrases
- iyiler bir şey yapmadıkça kötüler meydanı boş bulur Phrases
- iyiler bir şey yapmadıkça kötülük kazanır Phrases
- hani … olunca hissedersin ya Phrases
- … olduğundaki his Phrases
- ... olduğundaki o his Phrases
- hemen hemen herkesin bildiği bir his Phrases
- yaklaşık olarak ne zaman Phrases
- o da kimmiş? Colloquial
- kimmiş o? Colloquial
- o da kim? Colloquial
- bazı insanlar nerede/ne zaman duracağını bilmiyorlar/bilmezler Colloquial
- ne zamandan beri umurunda? Colloquial
- o işi de/onu da zamanı gelince hallederiz Colloquial
- ne zamandır? Colloquial
- keyfi gelince Colloquial
- zamanı gelince Colloquial
- (özellikle birisinin bardağına bir şeyler doldururken) yeter de Colloquial
- ödeme/maaş gününde Colloquial
- balık kavağa çıkınca Idioms
- çıkmaz ayın son çarşambası Idioms
- zengin olduğunda Idioms
- asla Idioms
- iki cihan biraya gelse Idioms
- burada rüzgar estiğinde orada fırtına çıkar Idioms
- biri hapşırdığında öteki nezle olur Idioms
- biri aksırdığında öteki öksürmeye başlar Idioms
- birinin başına gelen şeyin başkasını daha da kötü etkilemesi Idioms
- bir yerde yaşanan kötü bir durumun başka bir yerde daha büyük sorunlara yol açması Idioms
diğer
- yokluk kapıdan girince aşk pencereden uçar Proverb
- yoksulluk kapıdan girince aşk pencereden kaçar Proverb
- nerede beleş oraya yerleş Proverb
- bedava bulabiliyorsam neden para vereyim Proverb
- maşa varken elimi niye ateşe sokayım Proverb
- yalancının evi yanmış kimse inanmamış Proverb
- yalancının mumu yatsıya kadar yanar Proverb
- aç elini kora sokar Proverb
- yalancı kırk yılda bir doğru söylese de inanan olmaz Proverb
- kedilerin olmadığı yerde meydan farelere kalır Proverb
- bir kapı kapanır bir kapı açılır Proverb
- kedi gidince meydan farelere kalır Proverb
- bir kapı kapanır bir diğeri açılır Proverb
- işler zorlaştığında güçlü olan sıyrılır geçer Proverb
- su akıyorken testiyi doldur Proverb
- çaresizlik insana herşeyi yaptırır Proverb
- çaresizlik insana neler yaptırmaz Proverb
- dünya malı dünyada kalır Proverb
- bulunduğun yerin kurallarına göre hareket et Proverb
- roma'da romalılar gibi davran Proverb
- su akarken testiyi doldurmalı Proverb
- körle yatan şaşı kalkar Proverb
- itle yatan pireyle kalkar Proverb
- deniz sakinken dümeni herkes tutar Proverb
- sakin denizde herkes kaptan kesilir Proverb
Tanımlar (İngilizce)
-
büzülme
Contraction of when + is.
“When's the next train?”
-
büzülme
Contraction of when + has.
“When's he said he's coming?”
-
büzülme
Contraction of when + does.
“When's the next train arrive?”
-
büzülme
Contraction of when + was.
“When's the last time you went snorkeling?”
İlgili gramer konuları
Bu kelimenin türüne göre konu anlatımları: