where's
/wɛə(ɹ)z/Giriş yap, bu kelimeyi “Kelimelerim”e ekle.
Çeviriler
zarf
- nereye
- nerede
- nerede?
- orada General
- da General
- her nerede olsa General
- nere General
- nereli General
- neresi General
- hani General
- nereden General
- başka bir yerde General
- -e gelince General
- mümkün olduğunda General
- mümkün olan yerlerde General
- mümkün olduğu yerde General
- nerede mümkünse General
- nerede ve ne zaman General
- daha ne oldum/neredeyim demeden Phrases
- daha ne/nerede olduğunu anlamadan/fark etmeden Phrases
- zaman nasıl geçti/zamanın nasıl geçtiğini anlamadan/fark etmeden Phrases
- bir (de) bakmışsın Phrases
- bir bakmışsın Colloquial
- göz açıp kapayıncaya kadar Colloquial
fiil
- ayak altında bırakmak General
- ayak altında kalmak General
- can evinden vurmak General
- çizgiyi korumak General
- çalışmadığı yerden sormak General
- ait olduğu yere geri bırakmak General
- aldığı yere geri koymak General
- kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmek General
- kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmek General
- sorunun cevabını nerede bulacağını bilmek General
- hakkını vermek General
- hakkını teslim etmek General
- nereli olduğunu bilmek Colloquial
- (birinin) ne düşündüğünü bilmek/öğrenmek Idioms
- (birinin) bir konuda ne düşündüğünü bilmek/öğrenmek Idioms
- çizgisini korumak Idioms
- (birinin) görüşlerini bilmek/öğrenmek Idioms
- (birinin) bir konu hakkındaki görüşlerini bilmek/öğrenmek Idioms
- çizgisinden sapmamak Idioms
- kararlı davranmak Idioms
- bildiğinden şaşmamak Idioms
- doğru bildiği yoldan ayrılmamak Idioms
- çizgiyi geçmemek Idioms
- kaptan kirk'ün ilk uzay yolu (star trek) dizisinin başlangıcındaki sözlerinden gelen ifade Idioms
- daha önce hiç kimsenin gitmediği yerlere korkmadan gitmek Idioms
- hiç kimsenin başarmadığı şeyleri yapmaya çalışmak Idioms
- daha önce hiç insan ayağı/eli değmemiş yerlere gidecek cesareti göstermek Idioms
- büyük bir cesaretle daha önce hiç yapılmamış olanı yapmak Idioms
- yepyeni bir şeyi/yöntemi denemek Idioms
- birinin maksadını bilmek Idioms
- ne demek istediğini bilmek Idioms
- niyetini bilmek Idioms
- birini bir görüşe/eyleme iten davranışı bilmek Idioms
- bakış açısını bilmek Idioms
- azarlayarak haddini bildirmek Idioms
- birini can evinden vurmak Idioms
- birini en zayıf noktasından vurmak Idioms
- birini canevinden vurmak Idioms
- bir şeyi tüm ayrıntılarıyla bilmek Idioms
- birini zaaf noktasından vurmak Idioms
- birini en hassas noktasından vurmak Idioms
- birini en hassas olduğu noktadan vurmak Idioms
- bıraktığı yerden başlamak Idioms
- birinin yanlışını sert bir şekilde düzeltmek Idioms
- bıraktığı yerden devam etmek Idioms
- birini bir görüşe/eyleme/söze iten şeyi anlamak Idioms
- birini bir görüşe/eyleme/söze iten şeyleri anlamak Idioms
- can damarından vurmak Idioms
- durumunun ne olduğunu bilmek Idioms
- çok iyi bilmek Idioms
- işi olacağına bırakmak Idioms
- ne yapacağını bilmemek Idioms
- kaldığı (bıraktığı) yerden devam etmek(yeniden başlamak) Idioms
- ne demeye/anlatmaya çalıştığını anlamak Idioms
- söylediği/konuştuğu şekilde davranmak Idioms
- söyledikleri (düşünceleri) doğrultusunda hareket etmek Idioms
- tüm ayrıntılarını bilmek Idioms
- utancından kaçacak/girecek delik aramak Idioms
- (birinin işine) burnunu sokmak Idioms
- utançtan saklanacak yer aramak Idioms
- utançtan kaçıp sığınılacak bir yer aramak Idioms
- utancından saklanacak delik aramak Idioms
- amaçlarına uygun hareket etmek Idioms
- neyi nerede arayacağını bilmek Idioms
- bir hedef belirleyip ona yönelik hareket etmek Idioms
- nereye bakacağını bilememek Idioms
- ne yapacağını bilememek Idioms
- nasıl davranacağını bilememek Idioms
- eli ayağına dolaşmak Idioms
- çok utanıp nereye bakacağını bilememek Idioms
- utançtan nasıl davranacağını bilememek Idioms
- utançtan nereye bakacağını bilememek Idioms
- utançtan ne yapacağını bilememek Idioms
- utançtan eli ayağına dolaşmak Idioms
- (birini) can evinden vurmak Idioms
- (birini) samimi şekilde etkilemek Idioms
isim
- taşı toprağı altın General
- ekmek teknesi General
- ırgat pazarı General
- geçim kapısı General
- ekmek kapısı General
- ait olduğu makam General
- gelinen nokta General
- İingilizcenin resmî dil olduğu ülkelerin listesi General
- ingilizcenin resmi olduğu ülkeler General
- ingilizcenin resmi olduğu ülkeler listesi General
- yol geçen hanı General
- doğduğum şehir General
- ellerini görebileceğim bir yere koy! Colloquial
- her köşesinde tehlike olan bir şehir Colloquial
- kötü şeylerin yaşanmadığı büyülü bir dünya Colloquial
- (birinin) maksadı Idioms
- ne demek istediği Idioms
- niyeti Idioms
- (birini) bir görüşe/eyleme iten davranış Idioms
- birinin maksadı Idioms
- birini bir görüşe/eyleme iten davranış Idioms
- zurnanın zırt dediği yer Idioms
- güneş ışığının ulaşmadığı yer Idioms
- güneş ışığı almayan yer Idioms
- kuytu yer Idioms
- kuytu köşe Idioms
edat
- nerede e bakmayarak General
- nerede olduğuna bakmaksızın General
bağlaç
- ki içinde General
- sıfat olarak kullanılan yancümlenin başında bulunur General
- -dığı yerde General
- ki o yere General
ifade
- yapmaya başlamazsan hiç tecrübe/deneyim edinemezsin Phrases
- başarmak istiyorsan yapmaya başlamalısın Phrases
- yeni moda ... makta Phrases
- alakalı olduğu yere Phrases
- aksi yönde açıkça hüküm bulunduğu halde Phrases
- aksine açıkça hüküm bulunduğu takdirde Phrases
- alakalı olduğu yerde Phrases
- alakalıysa Phrases
- asla geldiğin yeri unutma Phrases
- asla nereden geldiğini unutma Phrases
- bunu daha önce de duydum Phrases
- bu kısmı biliyorum zaten Phrases
- buradan bakınca Phrases
- benim bakış açımdan Phrases
- bulunduğu/hazır olduğu yerde Phrases
- benim bakış açıma göre Phrases
- benim durduğum yerden Phrases
- durman gerektiği yeri bil Phrases
- duracağın yeri bil Phrases
- geldiğin yeri asla unutma Phrases
- her nereye olursa olsun Phrases
- elinizdeki imkanların kıymetini bilin ve fırsatlardan yararlanın Phrases
- ilgiliyse Phrases
- isterse insan her şeyi yapabilir Phrases
- ilgili olduğu yerde Phrases
- ilgili olduğu yere Phrases
- mümkün oldukça Phrases
- olduğu durumlarda Phrases
- nereden geldiğini asla unutma Phrases
- nerede durduğunuz nerede oturduğunuza bağlıdır Phrases
- mevcut olduğu durumlarda Phrases
- nerede kalınır Phrases
- ne demek istediğini anlıyorum Phrases
- sözün bittiği yerde, müziğe kulak ver Phrases
- sözün bittiği yerde, müzik konuşur Phrases
- şimdi ne olacak? Phrases
- uygun durumlarda Phrases
- her yöne Phrases
- her tarafa Phrases
- sağa sola Phrases
- her yere Phrases
- dört bir tarafa/yana Phrases
- düzensiz dağılmış Phrases
- ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu? Colloquial
- götür beni gittiğin yere Colloquial
- ellerinizi görebileceğim bir yere koyun! Colloquial
- hakedene hakettiğini vermek lazım Colloquial
- hangi cehennemdeyim ben? Colloquial
- ne diyordum? Colloquial
- ne anlatıyordum? Colloquial
- nerede kalmıştım? Colloquial
- olduğunuz yerde kalın Colloquial
- lafı bırak icraata bak! Colloquial
- olduğun yerde kal Colloquial
- ne biçim davranışlar bunlar? Colloquial
- söylediklerini uygula lafta bırakma Colloquial
- sezar'ın hakkı sezar'a Colloquial
- hemen çık git Colloquial
- kapı dışarı edilmeden çık git Colloquial
- derhal burayı terk et Colloquial
- gözüm görmesin Colloquial
- defol git Colloquial
- i̇nceldiği yerden kopsun Colloquial
- bir sürecin en zorlu kısmı Idioms
- bunca zamandır neredeydin? Idioms
- çok para kazanmak istiyorsan elini kirleteceksin Idioms
- doğruya doğru Idioms
- hangi cehennemdeydin? Idioms
- halep oradaysa arşın burada Idioms
- herkes kendi derdini bilir Idioms
- hangi cehennemde? Idioms
- nerelerde? Idioms
- kirli işlerde kazanılacak para da çoktur Idioms
- sorunun gerçek nedeni Idioms
- tuvaletiniz nerede? Idioms
- yemek yediğin yere sıçma Idioms
- yediğin kaba pisleme Idioms
- yiğidi oldur hakkını ver Idioms
- ailen nerede? Speaking
- arabanın anahtarları nerde? Speaking
- ayakkabı mağazası nerede? Speaking
- annen nerede Speaking
- annen nerde? Speaking
- anahtarın nerede olduğunu biliyorum Speaking
- anahtarın yerini biliyorum Speaking
- acaba nereden araba kiralayabilirim Speaking
- acele ile nereye böyle? Speaking
- ait olduğun yeri unutma Speaking
- arkadaşın nereli? Speaking
- artık beni nerede bulacağını biliyorsun Speaking
- aslen nerelisin? Speaking
- aslen nerelisiniz? Speaking
- bence nerede biliyor musun? Speaking
- bunun sonunun nereye varacağını biliyorum Speaking
- ben nerede yanlış yaptım? Speaking
- bizi nereden duydunuz? Speaking
- burası uyuduğun yer Speaking
- bu yıl nereye seyahat etmeyi planlıyorsunuz? Speaking
- beş yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz? Speaking
- başkan ve ailesi nerede yaşıyor? Speaking
- bunu nereden duydun? Speaking
- babam nerede? Speaking
- beni nereye götürüyorsun? Speaking
- bunu yapmayı nereden öğrendin? Speaking
- bunu da nereden çıkardın Speaking
- bunun sonunun nereye varacağını biliyoruz Speaking
- beni nereye götürüyorsunuz? Speaking
- buna nasıl cüret edersin? Speaking
- bu yıl nereye seyahat etmeyi planlıyorsun? Speaking
- bunu nereden aldın? Speaking
- beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun? Speaking
- baban nerede? Speaking
- banka nerede? Speaking
diğer
- çıkmadık candan ümit kesilmez Proverb
- cesaret budalalıktır Proverb
- ateş düştüğü yeri yakar Proverb
- kolayına bakmak Proverb
- işleri mümkün olan en kolay yoldan yapmak Proverb
- istenirse her şey mümkündür Proverb
- istenirse mutlaka bir yol bulunur Proverb
- ateş olan yerden duman çıkar Proverb
- aptallar düşünmeden hareket eder Proverb
- ahmaklar acele eder Proverb
- sevdiklerin neredeyse yuvan/vatanın orasıdır Proverb
- ev içinizde kendinizi evde hissettiğiniz yerdir Proverb
- ateş olmayan yerden duman çıkmazmış Proverb
- ateş olmayan yerden duman çıkmaz Proverb
- çıkmadık candan umut kesilmez Proverb
- evin, yüreğinin olduğu yerdir Proverb
- yiğidin hakkını yiğide vereceksin Proverb
- ördeği/kuşu/balığı yuvasında ara Proverb
- cahillik mutluluksa bilgelik aptallıktır Proverb
- bir şey seni mutsuz kılıyorsa en iyisi onu hiç bilmemek gerekir Proverb
- insanın bilmediği üzmez/incitmez Proverb
- göz görmeyince/akıl bilmeyince gönül katlanır Proverb
- para için evlenme ama paralıyla evlen Proverb
- parası var diye evlenme ama olsa iyi olur Proverb
ünlem
- hell yerine blaze kullanılan şaşırma ve kızgınlık bildiren bir kalıp Colloquial
- allah'ın cezası/belası Colloquial
- allah aşkına Colloquial
- nasıl olur da Colloquial
- nasıl oluyor da Colloquial
- hangi cehennemden Colloquial
- olduğun yerde kal Speaking
Tanımlar (İngilizce)
-
büzülme
Contraction of where + is.
“Where's your hat?”
-
büzülme
Contraction of where + has.
“Where's she gone?”
-
büzülme
Contraction of where + does.
“Where's he go every day?”
-
büzülme
Contraction of where + are.
“Where's them papers what I give you?”
İlgili gramer konuları
Bu kelimenin türüne göre konu anlatımları: